Asgari ücretin sefalet düzeyinde kalması, sadece ekonomik tercihlerin değil, siyasi güç dengelerinin bir yansımasıdır. Tarihsel ve güncel deneyimler bize gösteriyor ki asgari olsun olmasın tüm ücret seviyeleri nihayetinde toplumsal güç dengelerinin bir ifadesidir.
Bir ekonomide emeğin pazarlık gücü ne kadar düşükse ücretler de o kadar düşük olur ve gelir dağılımı da o doğrultuda şekillenir. Emekçilerin bu denli korunaksız olması, onların örgütlülüğünün ve siyasal temsilinin zayıflığıyla doğrudan ilgilidir.
Sendikalaşma oranlarının düşüklüğü, var olan sendikaların birçoğunun gerçek anlamda çalışanların çıkarlarını temsil etmekten oldukça uzak olması, mücadeleci sendikalarınsa yeterince güçlenememesi bunun temel nedenlerinden birisidir.