Seçim sonrası gelen yumuşama havasının üzerinden fazla zaman geçmeden dağılmasına ve yerini otoriter yönetime bırakmasına alışığız. Ancak görüyoruz ki İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, ardı ardına sert ve kutuplaştırıcı mesajlar vermek için bir hafta bile beklemedi.
AKP’ye sonradan katılmış, yakın geçmişin yüksek sesli bir Erdoğan karşıtı olan Soylu’nun bu çabası, kendini belki de biraz yabancı hissettiği partiye kabul ettirme arzusuyla açıklanabilir. Gelgelelim bu ancak işin sadece küçük bir kısmı.
Kutuplaştırma üzerine kurulu bir yönetim anlayışının artık göstermelik de olsa kapsayıcılık iddiasında bulunmayı bıraktığını anlıyoruz.
Süleyman Soylu, Erdoğan tarafından bakan yapılmak için kendini göstermek amacıyla ve Cumhurbaşkanı’nın gözüne girmek arzusuyla bu bölücü söylemi benimsemiş olabilir. Bir diğer ihtimal ise bu söylemin ve buna dayanacak icraatın yeni rejimin kendisi olması.