Özgür Erdursun: Emeklilerin önemli bir bölümü hayat pahalılığına karşı korunmadı­ğını düşünüyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye enflas­yonu düşür­meye odaklı para politikasını sür­dürürken, yıl sonu enflasyon verileri ve buna bağlı ola­rak yapılacak maaş artışları toplumun en önemli gün­dem maddesi ol­maya devam ediyor. Özellikle emekliler, hızla artan hayat pahalılığı nedeniyle enflas­yon farkının ötesinde bir iyi­leştirme talep ediyor.

Türkiye’de asgari ücret son beş yılda en çok tartışılan eko­nomik göstergelerden biri ol­du. Artışlar şöyle gerçekleşti:

2021: Net 2.825 TL – Ar­tış oranı %21,6

2022: Net 4.253 TL (Ocak) – 5.500 TL (Temmuz) – Artışlar %50,5 ve %29,3

2023: Net 8.506 TL (Ocak) – 11.402 TL (Tem­muz) – Artışlar %54,7 ve %34

2024: Net 17.002 TL – Yıllık artış %49

2025: Net 22.104 TL – Yıllık artış %30

Bu tablo beş yılda asgari üc­retin yaklaşık 8 katına çıktı­ğını gösteriyor. Ancak artışların tama­mı hayat pahalılığını geri­den takip ettiği için reel alım gücü emekli ve çalışan kesim tarafından hâlâ yetersiz bulunuyor.

2025 yılına girerken ortaya çıkan tablo özetle şöyle:

SSK–Bağkur emeklile­ri: %12–13 fark, yıllık toplam %31

Memur–memur emekli­leri: %19–20 fark +1.000TL yıllık toplam %40

Asgari ücret: En güç­lü beklenti %25, yeni seviye 27.500 – 28.000 TL

Emeklilerin önemli bir bö­lümü bu oranlarla hayat pa­halılığına karşı korunmadı­ğını düşünüyor.

Özgür Erdursun’un yazısı