AKP kurucularından, partinin ‘özgül ağırlığı’ Bülent Arınç, Milat gazetesi yazarı Serdar Arseven’in “Arınç, Erdoğan’a yazdığı mektupta helallik istedi” dediği köşe yazısına Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a gönderdiği mektubu yayınlayarak yanıt verdi.

Arseven, 21 Ocak tarihli yazısında şu ifadeleri kullanmıştı: “Arınç, ‘FETÖ’yü kavramakta bu kadar geç kalmış olmasından dolayı Erdoğan’dan, yazdığı mektupla helallik istedi. Sağlam kaynaktan ulaşan bilgidir. Kulisten ötesi….”
Arınç, Arseven’in yazısına, Erdoğan’a gönderdiği mektubu Twitter hesabından yayınlayarak yanıt verdi.
Arınç’ın mektubunda, “Şahsen ben de bu olay vesilesiyle geçmişte birlikte olduğum ve hüsn-ü zanda bulunduğum sivil-asker bazı kişiler için şimdi daha sağlıklı bir değerlendirme yapabiliyorum. Zat-ı alilerinizle birlikte Milli Güvenlik Kurulu’nda, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komuta kademesinde ve Yüksek Askeri Şura’nın içerisinde mesai arkadaşları olarak bulunan bazı kişilerin ihanetini görmek bizleri çok üzdü” ifadeleri yer aldı.
18.08.2016 tarihinde Sn. Cumhurbaşkanımız'a gönderdiğim mektup aşağıdadır.
Bu mektupta tövbe, özür, af vs var mı?
Yalancılar utanır mı ! pic.twitter.com/N3XJj2Gkhs— Bülent Arınç (@bulent_arinc) January 24, 2017
Arınç’ın mektubu şöyle:
“Sayın Cumhurbaşkanım,
Yaşadığımız darbe girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması nedeni ile başta Zat-i alilerinize, Hükümetimize ve Aziz Milletimize geçmiş olsun dileklerimi ifade ediyorum. Milletimizin maruz kaldığı bu ihanet ve alçaklık hiçbir zaman unutulmayacak ve sebep olanlar en ağır şekilde cezalandırılacaktır. Bu ihanet şebekesinin tüm unsurları da yok edilmelidir.
Sayın Cumhurbaşkanım,
Darbe girişiminin sonuçsuz kalmasının en baştaki sebebi Zat-i alilerinizin güçlü liderliği, cesareti ve kahramanlığıdır. Verdiğiniz cesaret ile halkımız sokağa çıkmış, darbecilere karşı durmuş, Hükümetimiz de krizi fevkalade başarılı yöneterek, tüm tedbiri almıştır. Demokrasimizi ve özgürlüğümüzü en çok sizlere borçlu olduğumuza inanıyorum. Zat-ı alilerinizle birlikte Milli Güvenlik Kurulu’nda, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komuta kademesinde ve Yüksek Askeri Şura’nın içerisinde mesai arkadaşları olarak bulunan bazı kişilerin ihanetini görmek bizleri çok üzdü. Şahsen ben de bu olay vesilesiyle geçmişte birlikte olduğum ve hüsn-ü zanda bulunduğum sivil-asker bazı kişiler için şimdi daha sağlıklı bir değerlendirme yapabiliyorum.
Zat-ı alilerinizi bütün gönlümle tebrik ve takdir ediyor; Rabbimden sağlık ve uzun ömürler dileği ile selam ve saygılarımın kabulünü istirham ediyorum.”