Ozancan Özdemir: Başarı sadece masada geçen saatlerle değil, kaliteli bir uykuyla da şekilleniyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

2016 yılında Fransa’da bir grup araştırmacının yaptığı ve Psychological Science dergisinde yayınladığı bir çalışma, tekrar yapmanın ve düzenli uykunun, bilginin uzun süreli hafızada tutulduğunu ortaya koydu. Çalışmada Lyon Üniversitesi’nden 40 kişi, Fransızca-Svahili kelime çiftlerini öğrenmek üzere tasarlanmış bir deneyde yer aldılar. Deneyin başlangıcında, tüm katılımcılara rastgele sırayla kelime çiftleri gösterildi ve her kelime çifti ekran üzerinde 7 saniye boyunca görüntülendi. Ardından, katılımcılardan verilen kelime çiftlerinden sadece Svahili kelimesini gördükleri bir test ekranında, karşılık gelen Fransızca kelimeyi hatırlayıp yazmaları istendi.

Bu öğrenme sürecinin ardından katılımcılar iki gruba ayrıldı. İlk grup, sabah öğrenme oturumunu tamamladıktan sonra gün içinde aynı bilgileri tekrar etmek için akşam yeniden öğrenme oturumuna katıldı (uyanık grubu.) İkinci grup ise akşam öğrenme oturumunu tamamladıktan sonra gece boyunca uyudu ve ertesi sabah yeniden öğrenme oturumuna katıldı (uyku grubu). Her iki grup da tekrar öğrenme oturumlarında, hatırlayamadıkları kelime çiftlerini yeniden öğrenmeye çalıştılar. Kıyaslama sonucunda uyku grubundaki katılımcıların, yeniden öğrenme oturumunda ortalama 3.05 denemeyle hedef başarı düzeyine ulaştığı, uyanık grubundaki katılımcılar ortalama 5.80 denemeye ihtiyaç duyduğu görüldü. 12 saat sonra yapılan hatırlama testlerinde ise uyku grubundaki katılımcılar ortalama 10.3 kelime hatırlarken, uyanık grup 7.45 kelime hatırlayabildi.

Bu sonuçlar öğrenme ve uyku arasında geçen sürenin, bilgiyi ne kadar iyi hatırlayabildikleri konusunda önemli bir fark yarattığını gösterdi. Kısacası bu çalışma, öğrenme sürecinde tekrar yapmanın yanı sıra uykunun da ne kadar hayati bir rol oynadığını ortaya koyuyor. Bilgiyi uzun süreli hafızaya yerleştirmek için yalnızca çalışmak yeterli değil; bu bilgileri pekiştirmek için beynin dinlenmeye ihtiyacı var. Sınav dönemlerinde, tüm gece çalışmak yerine, düzenli uyku ile öğrenilen bilgileri pekiştirmek çok daha etkili olabilir. Öğrenciler için önemli bir ders: Başarı, sadece masada geçen saatlerle değil, kaliteli bir uyku ile de şekilleniyor.

Ozancan Özdemir’in yazısı