Ziraat Mühendisleri Odası’nın (ZMO) hesabına göre kilosu 11 liraya, Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin hesabına göre kilosu 10 lira 87 kuruşa mal olan buğday için TMO’nun teklif ettiği fiyat 9 lira 25 kuruş.
Yani bırakın yüzde 20’lik makul kar oranını eklemeyi, TMO’nun fiyatı, maliyetin dahi altında kalıyor. Bu fiyat geçen yılki 8 lira 25 kuruşluk fiyattan sadece yüzde 11 daha yüksek. Son 1 yılda sadece mazota yüzde 115 zam gelmiş, çiftçinin tükettiği her şey yüzde 75 zamlanmış ama buğday üreticisinin emeği sadece yüzde 11 artırılmış.
Buğday fiyatları çay fiyatlarıyla karşılaştırınca, buğday üreticilerinin isyanı çarpıcı hale geliyor. 2 yıl önce, 2022’de ÇAYKUR’un yaş çay alım fiyatı 6 lira 70 kuruşken, aynı yıl TMO’nun buğday fiyatı 6 lira 55 kuruş. Gelelim 2024’e, yaş çay alım fiyatı 17 liraya yükseldi ama buğdayın fiyatı 9 lira 25 kuruşta kaldı.
Halbuki, 18 Nisan 2006 tarihinde yürürlüğe giren Tarım Kanunu, piyasada ortaya çıkan fiyatlar, maliyetin altında kalırsa fark ödemesi yapılacağını söylüyor. Kanunun 19/b maddesi şöyle: “Fark ödemesi: Çiftçilere üretim maliyetleri ile iç ve dış fiyatlar dikkate alınarak fark ödemesi desteği verilir. Fark ödemesi desteği öncelikle arz açığı olan ürünleri kapsar. Her yıl, fark ödemesi kapsamına alınacak ürünler ile ödeme miktarları Cumhurbaşkanı tarafından belirlenir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, henüz arpa ve buğdayı bu kapsama almadı. Halbuki hem ZMO, hem de TZOB, buğdaydaki maliyetleri hesaplamıştı.
Peki üreticiye dönük bu düşmanca tutumun nedeni nedir? Böyle bir fiyatın, buğday üreticisini perişan edileceği bilinmemekte midir? Elbette hepsi biliniyor ama TMO’ya değil, ABCD’ye bakınca tezgah ortaya çıkıyor.
Ton başına 9250 TL olarak açıklanan TMO’nun buğday fiyatı, 12 Haziran’daki dolar kuru üzerinden hesaplanınca 286 dolara denk geliyor. Peki buğday fiyatının dolar cinsinden karşılığı bizi neden ilgilendiriyor? Bu sorunun cevabı için 9 bin km kadar batıya, Şikago’ya gitmemiz gerekir.
Dünya hububat borsasının merkezi, Şikago Board of Trade’de (CBOT) günde 15 milyon tona varan hububat kontratları alınıyor, satılıyor. Buğday halk kesimleri için bir tüketim malı olabilir ancak CBOT’taki yatırımcılar için hububat, tıpkı altın gibi, petrol gibi birer emtiadır. Zira hububatı yaş meyve sebzeden ayıran en önemli özelliği “stoklanabilir” olmasıdır. Bu sayede, bu ürün vadeli işlemlere konu olabilir, spekülatif fiyat davranışlarının oluşması bu tip bir piyasada kaçınılmaz hale gelir. TMO’nun açıkladığı buğday fiyatının 286 dolara karşılık geldiğini aklımızda tutarak, aynı tarihte binlerce km uzaktakı CBOT’ta buğdayın fiyatına bakalım, 264 dolar! Neredeyse aynı…