Orhan Bursalı: 'Ha var ha yok' meclisi…

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye’nin kuruluşunun temelinde özetle Millet Meclisi, milletin iradesi vardır.

Evet, büyük lideri de vardır. Ama Meclis ve milletle birlikte hareket eden.

Bugün de ülkenin yönetim biçimi ulusal egemenliğe dayanır.

Meclis de var seçimler de sandık da anayasa da…

Fakat yeni başkanlık anayasası ve lider yönetimi dört yıldır hepsini de tırpanladı.

Bu tırpanlamanın tarihi, başkanlık anayasasını kabulden önceki dönemlerde başladı: Seçimlerde sahip olduğu çoğunluğa dayanarak Meclis’i de diğer siyasi partileri de ana muhalefeti ve azınlık fikirleri de yok sayan bir yönetim biçimi uygulamaya konuldu. (…)

Meclis’in yetkileri budandı, bu yetkilerin önemli bir kısmı reise verildi.

Meclis tamamen liderce güdülen bir niteliğe büründü. Meclis milletin düşüncelerinin iradesinin yansıdığı ve tartışıldığı, dikkate alındığı bir yer olmaktan çıktı. Çoğunluk diktası egemenliği içinde yaşamaya başladık. 20 yıldır muhalefetin tek bir yasası, düşüncesi, maddesi ne çıkarılan yasalara ne uygulamalara yansıdı. 

Böyle meclislere ha var ha yok meclisleri denir. Peki anayasa? Ona da hâlâ keyfi muamele yapılıyor. 

Orhan Bursalı’nın yazısı