CHP’nin önündeki en önemli görevlerden biri, yaşadığımız bu gerçekleri halka iyice anlatmaktır. AKP’nin üzerindeki örtüyü iyice çekip alacak bir aydınlatma politikası oluşturmalı. Halk bunu net görmeli. Bunu nasıl yapacaklar?
Şüphesiz iktidara geldiklerinde ekonomiyi nasıl halk için dönüştüreceklerini, kaynakları nasıl yeniden dağıtacaklarını ve üretimi artıracaklarını anlatacaklar.
Fakat halkın sorunu salt ekonomi değil, ifade özgürlüğüne konan fiili yasakların yarattığı korku önemlidir. Bunun çok örneği vardır. CHP bu konuya da önem vermelidir.
Buna paralel, yargıya güven çökmüştür. Halk mahkemelerde adil bir yargılamaya ve karara inanmıyor.
Yargıya güveni yüzde 10’lardan 50’lere nasıl yükselteceği de önemli halkla ilişkiler konusudur.
Hakkı olana hakkının verilmesi, liyakat konuları da halkın ekonomi kadar önemli sorunudur.
Soyut kavramlar değil, somut olaylar üzerine kurulu bir halkla iletişim dilini kurmalıdır CHP.
Yüzde 40’larla buluşmanın özel stratejilerini geliştirmek ve uygulamalarını hayata geçirmek başlı başına bir uğraş alanı olarak CHP’yi bekliyor.