Taksim Dayanışması davası 20 Ocak'a ertelendi; 'sanık' Yapıcı: 'Bu davadan sonra konuşmak utanç vesilesi'

 

Taksim Dayanışması’nın 26 üyesinin yargılandığı Gezi davası, yargılamanın son verilmesi yönündeki talep reddedilerek 20 Ocak 2015’e ertelendi. ‘Sanık’lardan Mücella Yapıcı, “Böyle bir duruşmadan sonra size seslenmek hepimizin adına gerçekten bir utanç vesilesi” dedi.

taksim dayanismasi adliye
Fotoğraflar: DHA

 

Toplamda 26 kişinin yargılandığı davada, Mimarlar Odası’ndan Mücella Yapıcı, Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Beyza Metin, İstanbul Tabip Odası’ndan Dr. Ali Çerkezoğlu, EMEP’ten Ender İmrek ve HDK üyesi Haluk Ağabeyoğlu  ‘örgüt kurmak ve yönetmekle’ suçlanıyor.

Hırsızlar, katiller aklanırken bu dava utanç vesilesi

Duruşmanın ardından açıklama yapan Mücella Yapıcı, Türkiye’de aslında adaletin olmadığını, suç kavramının altının üstüne getirildiği bir dönemden geçildiğini belirttti.

Yapıcı şunları söyledi: “Ne yazık ki yine adaletin tecelli etmediğini, gerçekten her türlü engellemeye çalışıldığını belki sizler de mahkeme şartlarını gördünüz. Bütün evrensel ve ulusal hukuk kurallarının alt üst edildiği bir devirde Taksim Dayanışması’nın da davası Türkiye’deki hukuk ve ceza anlayışını, özellikle hırsızlığın, katillerin, aklandığı, hırsızlığa takipsizlik kararları verildiği, göz göre göre demokratik haklarını kullanan Ethem’in katilinin yedi yıl aldığı ve onun ailesinin yargılandığı bir Türkiye’de, böyle bir duruşmadan sonra size seslenmek hepimizin adına gerçekten bir utanç vesilesi.”

mucella yapici3

Türkiye’de demokrasi, özgürlük ve barış mücadelesinin böyle davalarla sekteye uğramayacağını savunan Yapıcı, “Bu duruşmalar, bu haksızlıklar, işkenceler, baskılar, zulümler hiçbirimizi yıldırmayacak. Biz buradayız, haklarımızı, özgürlüğümüzü, bütün demokratik kuralları savunmaya devam edeceğiz. Hiçbir şey bizi yıldıramaz. Çünkü haklıyız, güçlüyüz, biz barıştan, demokrasiden ve özgürlükten yanayız” diye konuştu.

İzleyici alınmadı

Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda görülen duruşmaya, izleyiciye açık olmasına rağmen sanıklar ve avukatları dışında kimse alınmadı. Yurtdışından duruşmaya Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International) adına gözlemci olarak gelenler de kapıda kaldı.

İlk duruşmada bir kısmı alınan savunmaların geri kalanları dinlendi. Savunma avukatları, barışçıl toplantılara çağrının suç oluşturmadığını, toplantının belirlenen yerlerle sınırlanamayacağını ve ifade özgürlüğünün Anayasal bir hak olduğunu belirtti.

Yapıcı’nın avukatlığını yapan Turgut Kazan, Taksim Dayanışma Platformu üyelerine, olayların yıldönümü için açılan soruşturmada ‘demokratik hak’ kullanıldığı görüşüyle takipsizlik kararı verildiğini, yargılamanın bir an önce bitirilmesi ve sanıklara beraat kararı verilmesini talep etti. Ancak mahkeme bu talepleri kabul etmedi.

‘Şiddetle gözaltına alındım’

Duruşmaya ilk kez katılarak savunma veren İsmail Sürücüoğlu, hangi koşullar altında gözaltına alındığını heyete şöyle anlattı: “8 Temmuz 2013 tarihinde İstanbul Valisi Gezi Parkı’nın açıldığını açıklaması üzerine akşam saat 18.00’da sıralarında işyerinden çıktığımda parkın son halini görmek istedim. İstiklal Caddesi’nin giriş bölümünde polis barikatlarının olduğunu fark ettim. Herhangi bir gösteri amacım olmadığı için ön taraflara doğru ilerledim. Çünkü aynı gün saat 19.00’da Gezi Parkı için forum çağrısı yapılmıştı.

Benim bulunduğum yere 70-80 metre mesafede siyasi gruplar vardı, havai fişekleri gördüm. Ama kimin attığını görmedim. Benim bulunduğum bölgeden atılmamıştı. Bulunduğum yerde 50-60 kişi vardı. Bulunduğum yerdeki kişileri Mücella Hanım gibi basından tanıyordum. Gezi Parkı’nın olduğu bölüme geçmek için polis şefi ile görüşmeler başladı. Normal konuşulurken polisler birden çevremizi sardılar.

Kıskaca alındık. TOMA’da bize doğru su sıkmaya başladı. Polisler de kalkanlarıyla vurmaya başladılar. Biz de kadınların zarar görmemeleri için gayri ihtiyari olarak üzerlerine kapandık. Dağılın şeklinde hiçbir uyarı yapılmadı. Polisler, sağ ve sol kolumdan beni yakaladılar. Polise direnmem olmadı. Bu sırada çevik kuvvet memurunun bir tanesinden tekme yedim. Şiddet içinde gözaltına alındım. Benim bulunduğum grup herhangi bir bayrak taşımıyordu. Tamamen barışçıl bir şekilde Gezi Parkı’na gitmek istiyordu. Suçlamayı kabul etmiyorum.”

Taksim Dayanışması’nın ‘Gezi davası’ öncesi Af Örgütü’nden #IAmTaksim videosu