Sanayi istihdamı ile bu sektör vatandaşın gelire ve refaha ulaşmanın bir aracı olarak ortaya çıkmaktaydı. Bugün sanayisizleşme yönelik gelen itirazların büyük bölümü sanayinin bu fonksiyonunu yitirmesinden kaynaklanıyor aslında.
Zira sanayide büyüme ile ülkenin sermaye birikimi açığının kapatılması eskisi kadar şiddetli bir ihtiyaç değil. Zira Türkiye ekonomisinde bu açığı kapatmaya yönelik başka sektörler de var. Zaten yaşanan teknolojik gelişmelerle de sektörün istihdam kapasitesi düşüş eğilimine sahip.
Sanayinin ekonomideki önemi ise azalmıyor ama değişiyor. Artık ülkedeki hızlı sermaye birikiminin bir aracı değil. Ancak bizim gibi ülkelerin maruz kaldığı dış kaynak açığının kapanması için gelir üretebilecek yegâne sektörüdür sanayi.
Giderek daha az insanın gelire erişiminde aracılık edebilse de ülkenin ihtiyaç duyduğu dövizi diğer sektörlerden daha çok temin edebilecek bir sektördür.
Bu da sanayideki büyüme sorununun daha stratejik ele alınmasının gerekliliğini doğuruyor. Salt sermaye stoğu artışı olsun diye değil, aynı zamanda rekabetçi dünya koşullarında ülkeye döviz temin edebilmesi için sanayileşmenin büyük yararı olacaktır.
Uygulanan enflasyonla mücadelenin sanayimizin ekonomimiz için önemli olan bu fonksiyonunu sekteye uğratmaması için gereken hassasiyetin gösterilmesi gerekmektedir.