Ömer Gencal: Sermaye, arsa rantından tek­noloji rantına yönlendirilmelidir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Teknolo­ji üretmeyi, sadece ekonomik bir tercih değil; bir ulusun “kendi ola­bilme”, küresel sisteme “etkin bi­çimde katılma” ve kendi gelece­ğinin “sorumluluğunu alma” me­selesi olarak görüyorum. Çünkü 21. yüzyılda verisini (data), çipini, yapay zekasını ve enerjisini kendi yönetemeyen bir ulusun tam an­lamıyla “özgür” olması, dolayısıy­la “korkusuzca” geleceğe bakabil­mesi neredeyse imkânsızdır.

Bir ülkenin geleceğe ne kadar hazır olduğunu gösteren en kritik metrik, teknoloji sektö­rünün GSYH’ye oranıdır. ABD’de borsa değerlemesinin çok büyük bir kısmı teknoloji ve teknolojiy­le iç içe geçmiş sektörlerden olu­şuyor; ekonomi adeta ‘teknoloji ekseninde’ dönüyor. Türkiye’de ise 2025 yılı sonu itibarıyla 1.5 trilyon dolara ulaşması hedefle­nen milli gelirimizin içinde, yük­sek teknoloji şirketlerinin bor­sadaki payı %2-3 seviyelerinde geziyor. Ekonomimiz hala ban­kacılık, holdingler, inşaat ve kon­vansiyonel sanayi ağırlıklı.

Türkiye’de sermaye var, an­cak “betonu” seviyor. Bu kültürü değiştirmek için dev holdingle­re “Kurumsal Girişim Sermaye­si” (CVC) zorunluluğu veya per­formansını ölçmek kaydıyla, çok güçlü vergi teşvikleri getirilmeli­dir. Sermaye, arsa rantından tek­noloji rantına yönlendirilmelidir.

Türkiye için teknolojik sıçra­ma, kur ve faiz tartışmalarının ötesinde, varoluşsal bir sorumlu­luk alma meselesidir.

Ömer Gencal’ın yazısı