Sermaye iktidarı, seçimlere çeyrek kala, emeklilerin geçim sıkıntısının yarattığı baskıyı görmezden gelemedi; ama bir ulufe niteliğinde olan bir kerelik 5 bin TL’lik bir ikramiyeden ötesine eli gitmedi. Emeklilerin kalıcı bir iyileştirme umutlarını üç ay sonrasına erteleyerek zaten yeni bir hayal kırıklığı yaratmışken, bir de emekliler arasında çok büyük bir eşitsizlik yaratacak (mevcut eşitsizliklere eklenecek) yeni bir uygulamaya da imza atmış oldu: Halen çalışmakta olan emeklilerin ikramiyeye hak kazanamayacağını peşinen ilan ederken, aynı zamanda belirli bir emekli kesimini de karşısına almayı göze almış oldu. Tek tasasının, mümkün olduğu kadar az harcamayla işi kurtarmak olduğunu, emeklilerin yaklaşık üçte birlik kesimini daha fazla mağdur etmeyi umursamadığını göstermiş oldu. Bu durum, IMF’ci teknokrat aklın AKP’nin siyasi aklının önüne geçtiğini göstermesi bakımından da hayli ilginçtir.