Kur korumalı mevduat denen icat içerideki tasarruf amaçlı döviz talebini bir hayli sınırladı. Ancak dövizin bugünlerde artmasına neden olan talebin kaynağı ise dış borç ödemeleri ve ithalatçının döviz talebi. Dış ticaret açığının son altı ayda 45 milyar dolara çıktığı, enerji fiyatlarının arttığı bir ortamda bu döviz talebi de devam edecek gibi görünüyor. Yaz döneminde bir miktar turizm gelirleri ile dengelemek mümkün olsa da sonbaharda yeniden sıçramalara hazır olmamız gerekiyor.
Bu sıçramaları da artık sadece faiz arttırarak durdurmak mümkün değil.
Çok daha kapsamlı, prensipleri belli, istikrar ve güven vaadeden bir programlar hazırlamamız lazım.
Ne zaman böyle bir planımız olabilir?
İşte onun için de seçimden başka bir çıkış kalmamış gibi…