Milyonlarca Kürt’ün oy verip, temsilcileri olarak seçtiği binlerce siyasetçi ve bu arada partilerinin eş genel başkanlarının tutuklu/tutsak olması, siyaset sahnesinin boşaltılmasından, buna maruz kalan çevre dışında söz eden yok. Siyasi görüşünüz ne olursa olsun, siyasi haysiyet önce, karşınızdakinin elini kolunu bağlamaya itirazı gerektirir. Kürt siyasetinin sorunlarından çok söz ettik, bu sorunların Kürtlerin bir kısmını küstürdüğü de belli, ama siyasi partilerinin yerle yeksan edilmesinin sonuçlarda hiç mi payı yok? İktidar çevresi zaten bu kafada siyaset yapıyor, ya diğer ‘analizatör’ler? Anladık korkularından Kürtlere dair hiçbir farklı şey söyleyemiyorlar, ama insan apaçık bir gerçeğin kıyısına bile değmeden, nasıl utanıp sıkılmadan, televizyonlarda saatlerce yorum yapar? Gerçi, bunlar işin teferruatı, asıl önemlisi, baskı ve dayatma yolu ile Kürt meselesinin artık tartışma, konuşma konusu olmaktan bile çıkarılması.
HDP, Kürt siyasetçileri, genelde Kürt siyaseti konusundaki düşüncemiz ne olursa olsun, böylesine önemli bir meselenin yok sayılarak yok olmayacağını bilmek zorundayız. Sadece iktidar partisinin siyaseti ve zihniyeti değil, bu ülkede milliyetçi/militarist dogmalar sorgulanmadığı sürece çıkış yolu bulamayacağız, dahası milliyetçiliğe rehin düşme riski demokratik muhalefetin alanını hep daraltacak. Diğer taraftan, bazı Kürt çevrelerinde ifade bulan ‘bu ülkede rejimin ne olduğu Kürtlerin meselesi değil’ yanılsamasının bedelini de hep birlikte ödeyeceğiz. O rejimin nasıl bir rejim olduğunu hep birlikte görüp, yaşayacağız, ama bu arada birbirimizden de çok uzağa düşmüş olacağız.