Nuray Mert: Kıbrıslıların seçtiği bir lidere babasından azar işiten 'yavru' muamelesi yapılabiliyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bu ülkede 1974 müdahalesi de, ardından Türkiye’nin neden Kıbrıs’ta yerleştiği de, neden nüfus transferi yapıldığı da, Kıbrıslı Türklerin kırk yıldır dünyadan yalıtılmak şeklinde tezahür eden bir siyasalhukuki limbo’ya mahkûm olmak konusunda ne düşündüğü de hemen hiçbir toplumsalsiyasal çevre tarafından sorgulanmadı.

Ne de olsa, Osmanlılar/ Müslümanlar/Türklerin yaptıklarının “fetih”, başkalarının yaptığının emperyalizm, işgal olduğundan hiç kuşku duymadan yetişmiş bir toplumuz ve bunu sorgulamak tam bir tabu.

Tam da bu nedenle, Kıbrıslı Türklerin seçimi ile iktidara gelmiş bir lidere, babasından azar işitmesi normal olan bir “yavru” muamelesi yapılabiliyor.

Hem azarlayan sadece Cumhurbaşkanı da değil, eline kalemi alan Türk evladı, “yaptığı düzeltilir…, bu ne rahatlık” vs) diye sopa sallayabiliyor, seçimlerin dış mihrakların oyununun bir parçası olduğunu ileri sürebiliyor.

Ne de olsa Kıbrıs’ı fethedenler, Kıbrıslılar için neyin daha iyi olduğuna karar verecek son mercidir diye düşünülüyor.

Nuray Mert’in yazısı