ABD Başkanı Barack Obama’nın Suriye’de de hava saldırısı kararı almasının ardından dünyanın gözü bir kez de daha IŞİD’e çevrilmişken, örgütün İstanbul’da dört yaşındaki çocukları bile ‘kaçırdığı‘ ortaya çıktı.
Amerikan dergisi Newsweek, İstanbul, Ankara ve Kocaeli’nde yaptığı röportajlarla, IŞİD’in Türkiye’deki adam toplama stratejisine ışık tuttu. Dergi, AKP hükümetini de eleştirdi: ‘‘Obama, Türkiye’nin IŞİD’le savaşacak ‘çekirdek koalisyon’un parçası oldupunu söyledi. Fakat yakınları örgüte katılan kişiler, hükümetin bu terör örgütüne karşı adım atma isteğini ve becerisini sorguluyır. Polisin hiçbir şey yapmamasına ve yakınlarını kendilerinin gidip geri getiremeyecek olmalarına öfkeliler.”

‘Cihatçı otoyolu‘ başlığıyla Alev Scott ve Alexander Christie-Miller’ın imzasını taşıyan haberde, iki çocuğu babaları tarafından Suriye’ye kaçırılan bir annenin, kardeşi IŞİD’e katılan bir ağabeyin ve eski eşinin çocuğunu Suriye’ye götürdüğü bir babanın dramı anlatılıyor:
‘İki saatliğine aldı, Suriye’ye götürdü’
* Ankara’nın Kazan ilçesinde yaşayan Deniz Şahin’in dört yaşındaki oğlu Halil İbrahim ve 10 yaşındaki kızı Esma Sena, şu an IŞİD’in Suriye’de kontrol ettiği Rakka vilayetinde. Üstelik onları Suriye’ye götüren kişi de babaları.

28 yaşındaki Deniz Şahin, eskiden alkolik olan ancak sonradan köktenci İslam’a dönen eski kocasının nisan ayında bir gün telefon ederek çocuklarını görmek istediğini anlattı. Şahin önce şaşırsa da, sadece iki saatlik bir görüşmeye izin vermiş. Fakat baba Sadık çocukları alarak ortadan kaybolmuş.
Elinde silahlı fotoğrafını gönderdi
Babanın Suriye’den gönderdiği fotoğraflardan birinde, küçük Halil İbrahim elinde bir silahla görülüyor; IŞİD’le ilişkilendirilen bir el işareti yapıyor. Newsweek’in yorumu şu: ”Onlar artık, ya IŞİD’in kendi kendine ilan ettiği halifelikte yaşamaları ya da kanlı mezhep savaşına katılmaları için Suriye ve Irak’a kaçırılan veya götürülen Türkler arasında. Bu Türklerin sayısı bilinmiyor; belki binlerce…”
* Deniz Şahin, uzak bir akrabası aracılığıyla Rakka’daki kızından haber alabildiğini ama oğluna dair silah taşıdığı fotoğraf haricinde hiçbir bilgi almadığını anlatıyor: ”Hala hayatta mı, bunu bile bilmiyorum. Bana kızımın sürekli ağladığını, beni sorduğunu anlattılar.”

* Çocuklarını kaybeden anne, çaresiz durumda: ”Çocuklarımı korumak zorundayım. Ama IŞİD’in gözünde münafıkım. Oraya gidersem beni ya öldürürler, ya da alıkoyarlar. Ne yapabilirim?”
Bir aileden 15 kişi
* Deniz Şahin, sadece kendi ailesinden son aylarda beşi çocuk 15 kişinin IŞİD’e katıldığını anlattı.
* Newsweek’in İstanbul’da görüştüğü bazı vatandaşlar, örgütün internet ve dini çalışma grupları üzerinden örgütlü bir biçimde adam topladığını, yoksulluk ve uyuşturucu bağımlılığıyla boğuşan Sünni mahallelerden genç erkekleri hedef aldığını anlattı.
* Oğlu IŞİD’e katılan bir aile, kendi mahallelerinden yakın zamanda Suriye’ye oğulları dahil 19 kişinin gittiğini, dört kişinin de gitmeyi planladığını söyledi.
Dilovası IŞİD yuvası…
* Newsweek’in IŞİD’in faaliyetleri açısından özellikle odaklandığı bir yer de, Kocaeli’nin sanayi bölgesi Dilovası. Örgüte geçen ay katılan 25 yaşındaki Kürt kökenli Ahmet Beyaztaş’ın abisi Kenan, bölgedeki IŞİD destekçilerinin araba ve evlerinin camlarına açıkça IŞİD bayrakları astıklarını anlattı. İlçede yaşayan 19 genç geçen ay, iki minibüse binerek Suriye’ye gitmek üzere evlerini terk etmiş.
‘Kürtler biraraya gelse devlet bırakmaz’
* 30 yaşındaki bir öğretmen olan Kenan, kardeşinin IŞİD’e katılması sonrası öfkeli: ”Örgüte katılan çok kişi var ve polis hiçbir şey yapmıyor. Ben Kürt ve solcuyum. Eğer dört Kürt biraraya gelse, devlet onları hemen dağıtıverir. İsteseler onları da tabii ki durdurabilirler.”

* Kenan’a göre, Dilovası cemaatler ve tarikatların kök saldığı bir yer haline gelmiş durumda. IŞİD ideolojisinin bölgenin doğal bir unsuru olmadığını anlatan Kenan, eskiden uyuşturucu kullanan kardeşinin örgüte katıldığında psikolojisinin iyi olmadığını söylüyor.
‘Yengesiyle bile aynı odada oturmuyordu’
* Kenan, kardeşi Ahmet’in ve arkadaşlarının örgüte katıldıktan sonra davranışlarının değiştiğini anlatıyor. Öyle ki, gençler devletin atadığı imamları ‘münafık‘ saydıkları için camiye gitmeyi bile kesmiş: ”Televizyon izlemeyi bile bıraktılar. Ahmet bize kadınlarla erkekleri ayrı yerlerde tutmamız gerektiğini söylüyordu. Eşimle aynı odada bulunmayı reddediyordu.”
‘Polis hiçbir şey yapmadı’
* Gençlerin IŞİD konusunda neyle muhatap olduğunu tam olarak bilmediğini anlatan Kenan, ‘‘Buradaki IŞİD’ciler işin gerçek boyutunun farkında değil. Dehşet veren haberlere inanmıyorlar. Ahmet bu işe ilk bulaştığında bir şeylerin yanlış olduğunu ve bir gün cihada gideceğini biliyorduk. Polis hiçbir şey yapmadı; onu gözaltına almak için bir sebep olmadığını söylediler. Ahmet de bize ‘karışmayın’ dedi. Hiçbir şey yapamadık.”
* Ailesi Ahmet’i her gün belki cevap verir umuduyla cep telefonundan arıyor. 65 yaşındaki annesi Fezile, Newsweek muhabirinin önünde numarayu bir kez daha çevirip yanıt alamayıca gözyaşı döküyor; oğlunu görse, ‘kimseye zarar verme, sadece eve dön’ diyeceğini anlatıyor.
Kırgız eşi çocuğunu da alıp gitti
* Newsweek, Türkiye’den kadınların da IŞİD’e katıldığını yazdı. O kadınlardan biri de, üç yaşındaki oğlu Destan’ı alıp Rakka’ya giden 25 yaşındaki Kırgız kökenli Svetlana. 45 yaşındaki eşi Şahin Aktan, İslam’ın radikal bir yorumunu benimsedikten sonra kendisinden boşanan eski eşinin peşine düşmüş durumda.

Svetlana’nın boşanmalarından sonra İstanbul’da kısa süreliğine yaşadığı IŞİD hücresini, eski eşiyle onu Facebook’ta kimliğini gizleyerek yaptığı yazışmaları ve fotoğrafları polisle paylaşmış. ‘‘Bir polis gibi çalışıyorum. İntihar bombacısı olur da kendini patlatırsa çocuğumu Suriye’de nasıl bulacağım? Ona orada kim bakacak?’‘ diyor.
İstanbul’un merkezinde IŞİD evi
Şahin Aktan, boşanmalarından sonra eski eşinin İstanbul’un merkezinde, ‘aslen Rakka’da yaşayan ama Türkiye’ye gelip giden’ Afgan kökenli bir erkeğin gözetimindeki bir evde, Orta Asyalı başka kadın ve çocuklarla birlikte kaldığını öğrenmiş. Zira Svetlana, dört aydır Afgan mücahitlerle temas halindeymiş.
Svetlana’dan 30 Temmuz’da ”Siyah bayrağın altında yaşayanlar iyi insanlar ve ben de Şam topraklarında yaşamaya gidiyorum” mesajını alınca, o eve gitmiş. Fakat kapıyı açan kadından ”Herkes gitti” yanıtını almış; bu arada eski eşi ve oğlunun Asya ve Abdullah isimlerini aldığını anlamış. İkili, Gaziantep üzerinden Suriye’ye gitmiş.
‘Devlet hiçbir şey yapmıyor’
* Aktan da Beyaztaş ailesi gibi hükümete tepkili. ”Suriye’yle Türkiye arasında sınır yok. Bunu herkes biliyor. Devlet de biliyor ama hiçbir şey yapmıyorlar. Polis zayıf ve sağır. IŞİD bir terör örgütü ama haklarında açılmış tek bir dava yok” diyor.