Nazlı Ilıcak: Validebağ'da üzüntü duyulması gereken, aynı AOÇ'deki gibi hukukun hiçe sayılması

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye’deki hukuk düzenini şu cümlelerle özetleyebiliriz: “Mahkeme kararlarını takmıyoruz… İşimize gelmeyen hâkim ve savcıyı anında değiştiririz… İşini yapan adli kolluğu cezaevine tıkarız… Kanunlar cevaz vermiyorsa, Enver Paşa’nın dediği gibi, ‘Yok kanun yap kanun’ uygulamasına geçeriz…” Üsküdar, Altunizade Mahallesi Validebağ Korusu’ndaki gelişmeler, bu zihniyetin bir uzantısı.

…Yazımın başında da belirttiğim gibi, mahkeme kararları ya da hukuk, sade vatandaşları bağlıyor. Siyasi iktidarın iradesi ise her şeyin üstünde! Dolayısıyla Üsküdar Belediyesi, yürütmeyi durdurma kararını dinlemedi; yıkımı sürdürme eğiliminde. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da bir açıklama yaparak, her zamanki gibi meseleyi dini zemine kaydırdı. Meğer amaç mescit yapımını engellemekmiş! Oysa Validebağ Korusu’nun çevresinde tam 26 caminin olduğu söyleniyor. Havuz medyası, belediyenin icraatına destek için kolları sıvadı. “Katledilen, korudaki ağaçlar değil. Sadece, otoparkta bir cami yapılacak” diye yazdı.

…“Cami gerekli mi değil mi”, tartışacak olan biz değiliz. Sonuçta, bölge sakinlerinden itirazlar var. Mahkeme de bir karar vermiş. Dava tamamlanınca izin de çıkabilir. Üzüntü duyulması gereken nokta, hukukun hiçe sayılması, aynı Atatürk Orman Çiftliği’nde şahit olduğumuz gibi, yetkililerin mahkeme kararına rağmen işlemlere devam etmesi.

Nazlı Ilıcak’ın yazısı