AK Parti siyasi irade sergilemeseydi, Balyoz davası başlatılamazdı. Türkiye, bu davalar sayesinde askeri vesayete darbe vurdu.
Batı dünyasında da bu kararlı tavır takdir edildi.
Haliyle o tarihte iktidara yakın gazetelerde Balyoz kararı alkışlandı. 17 Aralık 2013’e gelindiğinde, bazı bakanlara ve yakınlarına yönelik yolsuzluk iddiaları ortaya çıktı.
Birden bire rüzgâr tersine döndü. O tarihe kadar desteklenen yargı mensupları, ‘paralel devletin adamları’ diye karalanırken, Yalçın Akdoğan ‘Orduya kumpas kuruldu’ cümlesini sarf etti. Acınacak bir tabloyla karşı karşıyayız.
Başbakan kendisini kurtarmaya çabalarken, demokrasinin köküne kibrit suyu döktüğünün acaba farkında mı?