Mustafa Yalçıner: Sayın Özel, kefil olduğunuz başkanın yönettiği Çankaya Belediyesi'nde öğretmenler taşeron çalışıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

CHP son yerel seçimde birçok büyükşehirle birlikte önemli sayıda belediye kazandı. Özel, Hatay’da Lütfü Savaş da dahil CHP adaylarını savundu. Hele gençliğini övdüğü, avukatı da olan Çankaya Belediye başkan adayına “Bu arkadaşa çok güveniyorum” diyerek kefil oldu. Güner şimdi belediye başkanı.

CHP önemsemesinde bir yanlışlık olmayan belediyelerinin icraatlarıyla iktidar yürüyüşünün yolunu açma çabasında. CHP belediyeleri örneğin depremde rol üstlendi. Bu belediyeler “sosyal belediyecilik” yapıyor; toplu taşımaya zam yapmadan edemiyor, ama örneğin “kent lokantaları” açıyor ve halka ucuza yemek sunuyor. Örneğin “askıda ekmek” dağıtıyor. Ucuza yurt açıyor, öğrencilere burs veriyor. Ve üniversiteye hazırlık kursları da dahil öğrencilerin eğitsel ihtiyaçlarını karşılamaya yöneliyor.

Kötü mü? Palyatif “çözümler” değil farklı bir politika ve tutum gerekli olsa bile, piyasadan daha ucuz ekmek ve yemek dağıtımına kim ne diyebilir?

Ama… Sayın Özel, kefil olduğunuz başkanın başında olduğu Çankaya Belediyesinin uygulamaları söylediklerinize taban tabana zıt.

Öğrencilere eğitim desteği veriyor, ancak tamamen vazgeçmek üzereydi ve son anda öğretmenlerin karşı çıkmasıyla caydı. Caydı ama, öğretmenlerin bu ay maaşlarını ödemedi.

Üstelik siz, Denizler gibi, sömürüye karşı olduğunuzu söylüyorsunuz, ama Çankaya Belediyesinde öğretmenler taşeron olarak çalışıyor. Esnek çalışıyor yani. Ne demek mi bu?

Siz asgari ücretin ortalama ücret olarak genelleştirildiğinden söz ederken, öğretmenler öncelikle asgari ücretle çalışmaya zorlanıyor. Toplu sözleşme hakları olmadığı gibi, kendilerine 10 aylık sözleşme ve sözleşmenin her yıl yenilenmesi dayatılıyor. Üstelik tam gün değil yarım gün sigortalanıyorlar. Bu, sömürü olmak bir yana düpedüz aşırı sömürü. Denizlerin yolunun bu olmadığı kesin!

Mustafa Yalçıner’in yazısı