Mustafa Mutlu: Esenyurt'un belediyesini, deyim yerindeyse babasının çiftliği gibi yönetiyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Esenyurt’ta son belediye başkanlığı seçimlerini AKP’li rakibine 43 bin oy fark atarak kazanan CHP’li Prof. Dr. Ahmet Özer ‘terör örgütü soruşturması’ kapsamında tutuklanınca, yerine Beyoğlu Kaymakamlığı görevini sürdüren Can Aksoy ‘kayyum’ olarak atanmıştı.

İlk işi de beş başkan yardımcılığına ve 16 müdürlüğe AKP’li isimleri getirmek olmuştu.

Medyaradar’dan Ercan Öztürk’ün haberine göre bu arkadaşın keyfi tıkırında.

Barındırdığı nüfus itibarıyla Türkiye’nin en büyük ilçelerinden olan Esenyurt’un belediyesini, deyim yerindeyse babasının çiftliği gibi yönetiyor.

İlginç bir şekilde kendi tanıtımını yapmaya odaklanmış vaziyette….

Bu arkadaş son olarak tepkilere aldırmadan belediyenin iftar çadırlarında yemeğin yanında dağıtılan:

450 bin karton bardağa…

50 bin ıslak mendile…

500 koli peçeteye…

50 bin adet çatal-bıçak setine kendi adını yazdırmış…

Hızını alamamış olacak ki…

Belediye personelinin kimlik kartlarına…

Kandil simidi kutularına…

Hizmet araçlarının üzerine…

Bilboard ve pankartların tamamına adını-soyadını koydurmuş!

Halk tarafından seçilmedi; yani siyasetçi değil!

Onu oraya AKP’li içişleri bakanı ‘kayyum’ olarak atadı.

Peki, ‘kayyum’ ne demek?

“Herhangi bir mal varlığı veya şirketi vekaleten yönetmek için atanan kamu memuru…”

Yani bu arkadaş, sıradan bir devlet memuru…

Peki; nasıl oluyor da milyonlarca lira harcayarak kendi reklamını yaptırıyor?

CHP’li belediyelere üç kuruşun hesabını sorup başkanlarını aylardır hapiste tutan siyasi irade; bu şımarıklığın hesabını sormayacak mı?

Mustafa Mutlu’nun yazısı