Yeni Türkiye medyası, mesleki ve entelektüel gücüyle eski Türkiye’yi devirdi. Mesleğe ihanet eden, ayrımcı, ötekileştirici, inkarcı, faşizan, şoven medya ise kaybetti. İtibarını bitirdi, toplumla bağını kopardı.
10 yıldır hiçbir siyasi tahmini tutmayan, hiçbir öngörüsü gerçekleşmeyen ve hiçbir analizi karşılık bulmayan gerçekte marjinalleşmiş ama kendini hala merkezde zanneden bir medyadan söz ediyoruz.
Kuruluşları henüz iki-üç yılı doldurmayan Sözcü, Yurt, Sol, Taraf, (yeni) Aydınlık gazetelerinin yazarlarıyla 50-60 yıllık Hürriyet, Cumhuriyet, Milliyet’in yazarları arasındaki fikir, analiz, ideoloji ve öngörü farkı görebiliyor musunuz? Hepsi birbirinin kopyası gibi aynı şeyleri söylüyor, aynı pozisyonda sabit bekliyor. Kimi 90 yıllık, kimi henüz 2 yıllık ama ürettikleri fikir ve analiz arasında bir fark bulunmuyor. Aynı gelenekten beslenen hepsi eski medya…
Bir medyanın eskimişlik hali budur. Kendini tekrarlayan, tekrarlarken de hep yine kendi eski halini üreten bir fikir kampı. Son 10 yılda kurulan 9-10 yeni gazetenin artık ahlakı ve üslubu da bir kenara bırakarak sadece hakaret ve küfür neşretmesi boşuna değildir. Tek farklılık budur zira…
Ama biliyoruz ki küfürbaz olanla öyle değilmiş gibi görünen arasında zihniyet farkı yoktur. Olsaydı, amiral gemisine “müstahak” hezeyanlar çıkmazdı. Kazınınca altından aynı lisanın çıkmayacağı kalem üçü-beşi geçerse bile 10’u geçmez, bilelim.
Netice… Değişime itiraz devam ettikçe, “herkes için” demokrasi fikrine direnç sürdükçe gerilim ve hakaret devam edecek, seviye biraz daha düşecek.
Dolayısıyla, bu ülke için iyi bir gelecek isteyenlerin sinirlerine hakim olması gerekiyor.