Aslında Davutoğlu, Bayram tatilini çıkınca bir ay kadar kalan seçim sürecinde ne kadar etkili kampanya yapılırsa yapılsın, HDP’nin oyu baraj altına düşmedikçe tek başına iktidar olmanın zor olduğunu biliyor.
Evet, AK Parti genel merkezinde, milletvekili aday belirleme sürecinde yapılan kapsamlı bir saha çalışmasında yüzde 44 alma umudu belirdiği inancıyla, HDP barajı aşsa da tek başına hükümet kurulabileceği yolunda bir inanç var.
…Yani ortada iki senaryo var:
1- AK Parti Meclis çoğunluğunu alır, Davutoğlu hükümeti kurar ve üzerinde ülkeyi fiilen başkanlık yetkileriyle yönetmek isteyecek Erdoğan’ın daimi gölgesinin bulunacağı bir başbakanlık dönemine başlar.
2- AK Parti yine birinci gelir, ama yine tek başına hükümet kuramaz. Erdoğan yine Davutoğlu’nu koalisyondan caydırmak istese bile, Türkiye’nin siyasi durumu artık buna izin vermeyeceği için, 7 Haziran sonrası bir ay süren görüşmelerin birikimiyle bir AK Parti-CHP koalisyonu kurulur. Davutoğlu, koalisyon ortağı Kılıçdaroğlu’nun anayasal yetkileri dışına çıkmasını kabul etmeyeceği için üzerine Erdoğan’ın gölgesi olmayacak bir başbakanlık dönemine başlar.