Mesele keşke sadece “Hava çok sıcak, klimayı açalım” meselesi olsaydı… Birleşmiş Milletler uyardı; 1 milyar 230 milyondan fazla insanın geçim kaynağı, sağlığı ve iş verimliliği doğrudan tehdit altında!
Şöyle düşünün; bir fabrika sahibisiniz… Çalışanlarınız yılın 365 günü çalışması gerekirken, 250 günü iş yapamayacak kadar hastalanıyor… Ne olur? İflas edersiniz. Hem de çok hızlı…
Şimdi bu fabrikayı bir ülkeyle değiştirin… Hah işte ülkelerde yılda çalışılamayacak kadar sıcak gün sayısı 250’ye ulaşabilir… Yılın yüzde 68’i…
Marketten aldığınız domates, tarlada kendi kendine bitmediğine göre… O domatesin arkasında, güneşin alnında saatlerce çalışan bir işçi var. O işçiye “Hava 45 derece, hadi koçum çalış” mı diyecekler…
Bence kesin derler ama tarladan ürün değil anca baygın işçi toplarlar…
Ekonomide arz düşerse, fiyat artar. Eğer tarlada adam çalıştıramazsan, mahsulü toplayamazsın… Toplayamadığın mahsul manava gelmez. Gelirse de bu fiyata gelmez. Buyurun size enflasyonun en “organik” hali!
Yemişim parayı… Daha da fenası termometre 30 derecenin üzerine çıktığı an tarımsal ürünlerde verim doğrudan düşüyor. Bitkinin hücre duvarları zayıflıyor, polenler kısırlaşıyor, bitkiler toksik bileşikler üretiyor. Mısır yanıyor, buğday yetişmiyor, su kuruyor…
Geçen yıl kuraklık vurdu, kaçımız kiraz yedik? Yakında her üründe aynısı yaşanacak belli ki… Sadece tarla, bahçe olsa yine iyi… Denizler de kuraklaşıyor sıcak havada… Su ısınınca çözünmüş oksijen düşer, balıklar kalp yetmezliğinden ölür…
Yani denizde balık, karada buğday bulamayacağımız bir döneme doğru ilerliyoruz dünya efradıyla…