Üç sene önceyi hatırlayın… 2021 yazını. ‘Müsilaj’ diye bir felaketle tanışmıştık hani. ‘Deniz salyası’ olarak da adlandırılan, Marmara Denizi’nin yüzeyini kaplayan sümüksü yapı…
Tehlikeye dikkat çekip yapılması gerekenleri anlatan bir grup bilim insanının feryadı sonucu, ilgili kurum ve yetkililer harekete geçmişti. Türkiye, birkaç hafta boyunca neredeyse sadece müsilajı konuşmuştu, hatırlarsınız. Peki ya sonra? Sonrası malum: Hemen her konuda olduğu gibi müsilajı da bir süre için konuştuk, yapılması gerekenlerin listesini çıkardık, sonra gereğini yapmadık, konuşmayı bıraktık, unuttuk gitti. Böyle olduğu için de ‘müsilaj’ bugünlerde kendini yine hatırlatıyor.
Konuyu, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı ile konuştum dün. Prof. Sarı’nın anlattıkları durumun vahametini bir kez daha yüzümüze vuruyor. Tabii duymak, görmek, anlamak isteyene… İşte Mustafa Sarı’nın ağzından bugün itibarıyla Türkiye’nin ‘müsilaj’ gündemi:
Şu anda 2021 yılında yaşadığımız gibi bir müsilaj yok ancak durum yine hiç iç açıcı değil.
Müsilajın oluşma sürecinin arka planında kirlilik, deniz suyu sıcaklığındaki artış ve deniz şartlarındaki durağanlık var. 2021’de işte bu üçlü tetikleyici, felaket boyutundaki müsilajı çıkarmıştı ortaya.