Peki açıklamanın ardından kur nasıl geriledi? Öncelikle döviz kuru kasım ayındaki faiz indiriminin ardından 12 seviyesine ulaştığında bir sonraki toplantıda gelecek faiz indirimini önemli ölçüde fiyatlamıştı. Erdoğan’ın bir büyük plan (Çin tipi büyüme modeli) dahilinde TL’yi bilinçli olarak değersizleştirme çabası içinde olduğu, MB’nin TL’nin arkasından çekildiği izlenimi döviz kurunda sert bir spekülatif yükselişe yol açtı. Küresel likidite koşulları başta olmak üzere ekonomik konjonktür TL’de yüzde 50’yi aşan böylesi büyük bir değer kaybını gerektirir bir görünüm taşımıyordu. Erdoğan’dan mevcut algıyı kıracak bir hamle geldiği takdirde kur gerileyecekti. Öyle de oldu. Elbette burada MB’nin arka kapıdan yaptığı rezerv satışları da önemli rol oynadı.
Kısacası hükümet önce spekülatif atağı tetikleyerek kurun dalga boyunu uzattı, sonrasında da aşağı çekerek başarı algısı yarattı. Oysa eylül ayından beri TL’de yüzde 30 dolayında bir değer kaybı yaşandığı gerçeği değişmiyor.