Reina’daki katliamın ardından bir ‘hayat tarzı’ tartışması başladı… Saldırının hedefi güya Türkiye’deki bir kesimin ‘yaşam biçimi’ imiş, elindeki Kalaşnikof ile Reina’ya daha sokaktan itibaren ateş ederek girip 39 kişinin canını alan cani aslında insanlara değil, ‘hayat tarzı’na saldırıyormuş!
Bu ‘hayat tarzına saldırı’ iddiası, ahkâm kesip bilge görünmeye meraklı bir-iki şuursuzun keramet yumurtlamak maksadıyla sayıklamalarından ibarettir. Bilgi bakımından temelleri kof mu kof olanlar saçlarına ak düştüğü zaman öğrendikleri bir-iki kavramı, kalemi ellerine alıp entellektüellik gibi pazarlamaya kalkışınca işte böyle geveleyip dururlar!
Saldırı, hayat tarzına yapılmışmış!..
Kimin hayat tarzına karşı? Kapıda saldırganın kurşunlarına hedef olup şehid düşen 22 yaşındaki polis memuru Burak Yıldız’ın mı, yoksa içeride can veren 35 yaşındaki garson Kenan Kutluk’un hayat tarzına mı, kimin?
Reina’daki müşterinin hayat tarzından bahsediliyor da aynı mekânda ekmek parası icabı bulunanların hayat tarzları neden hatırlara gelmiyor? Bu entel mi entel teori gümbür gümbür çökeceği için mi?