2002’de yükselen toplumsal, siyasal ve ekonomik elitler, bugün yerini Erdoğan’ın daracık kadrosu içinde yer alan ve devlet rantı ile hükümranlık süren elitlere bıraktı. Erdoğan geniş kapsamlı toplumsal desteğini, bu dar kadroya emanet ettiği devlet desteği ile değiştirdi. 12 yıllık iktidar ve elde edilen güç, sosyo-ekonomik dinamiklerin temsilcisi olmak yerine bu sosyo-ekonomik dinamikleri şekillendirme araçları sağladı. Erdoğan’ın aldığı oy 2002’de toplumun yükselen taleplerinin eseri idi; bugün ise rakipsiz medya ve propaganda araçlarının, yani devlet iktidarının eseri. Alternatifsizlik efsanesinin bile bu medya desteğine ihtiyacı var.
“Erdoğan cumhurbaşkanı olarak hükümete ait hangi yetkileri kullanabilir?” spekülasyonunun ucu çok açık. Piyasalardaki tedirginliği hissedenler, yerine yerleştirilecek kilit taşı ile oluşacak yeni uzlaşma imkânlarına ve dengelere dikkat etmeli. Erdoğan güçlüydü ve yanına kimseyi yaklaştırmıyordu. Şimdi gücünü hiç olmazsa orta vadede gerçekleştireceği uzlaşmalardan ve kuracağı dengelerden alacak yeni bir kilit taşı, siyasetin sıklet merkezine yerleşiyor.
Demek ki siyasetin merkezi yer değiştiriyor; mecburen devletten uzaklaşıp topluma yaklaşıyor.