Masanın ortalarında bir yerde genç, gözlüklü biri oturuyordu.
Soğuk bir duruşu vardı, etrafı gözlemliyor, zaman zaman ileri geri hareketlerle çevresini kontrol altında tutuyordu.
Anavatan Partisi’nin ilk kuruluşunda Kennedy Caddesi’nde yer alan binanın ikinci katındaki görüntü böyleydi.
Bir süre sonra merhum Turgut Özal içeri girdi ve masanın çevresindeki isimleri tanıtmaya başladı.
Mesut Yılmaz ile ben ve diğer gazeteci arkadaşlarımın ilk tanışması o gün oldu yıllar boyu da devam etti.
Mesafeli, ölçülü ve bir o denli de samimi gazeteci-politikacı ilişkisini bir gün olsun bozmadı.
Bizleri kimi zaman eleştirdi, kimi zaman en sert kavgaları verdi ancak hep adil oldu.
Ertesi gün de her şeyi unuttu; sanki o gün tekrar başlamış gibi yoluna devam etti.