Çatışmasızlık bölgelerine dönük Astana Mutabakatı’nın imzalandığı eylül ayından bu yana, birkaç patlama sayılmazsa sakindi…
Bu sakin süreçte, mutabakat gereği Türk Silahlı Kuvvetleri de “gerginliği azaltma bölgelerinde 12 gözlem noktasını” oluşturdu.
Bir arkadaşım önceki gün Cilvegözü ve Güvecçi sınır kapılarından TIR’ların bariyer beton bloklar taşıdığını söyleyince, bir süredir ilgi alanımdan çıkan bölge haberlerine bakınca gördüm…
Madem hareket artmış, aktörler yeni pozisyonlarını almaya, taraflar çatışma odaklı konumlanmaya başlamış…
Suriye’de sıklıkla tanıklık edildiği gibi, çatışanlar öpüşmeye, öpüşenler de çatışmaya karar vermiş…
Bunların arasında en önemli gelişme Şam ile PYD arasında varılan mutabakat…
ABD desteğindeki PYD odaklı Demokratik Suriye Güçleri’nin (DSG) siyasi kanadı Demokratik Suriye Meclisi (DSM) Şam’ın çağrısına olumlu yanıt vermiş.
Yani, Beşar Esad’ın “Müzakereler için açık kapı bırakıyoruz, çünkü DSG’nin çoğunluğu Suriyelilerden oluşuyor. Yöntem işlemezse güç kullanma yoluna gideceğiz…” tehdidini ciddiye alıp, Şam’ın yolunu tutmuş…