Muharrem Sarıkaya: Ankara, akışkan müttefikliğin temkinli ihtiyatlığı içinde izliyor…

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Dönemin ABD Başkanı Barack Obama’nın o gün “Esad’a dönük yaptırımdan vazgeçmesinin yenilerinin gelmesine yol açtığının” altı çiziliyor.

Bu bakış Ankara’da hükümet çevrelerine de hâkim; nitekim Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ sohbetimizde bu durumun altını özenle çizdi.

Buna karşın Ankara, Trump’ın tweet’inin ardından füzesinin de gelme ihtimalini yüksek görüyor…

Prof. Dr. Mümtaz Soysal’ın, DYP-SHP koalisyonun Dışişleri Bakanlığı döneminde siyasi literatüre kazandırdığı “vuruşarak çekilme”politikasını bugün Washington’un uygulamaya koyduğu kanaatini taşıyor.

Gerekçe olarak da “ABD askerlerinin kongre değil, başkanın onayıyla Suriye’de bulunduğu, sayılarının 3 bini geçmediği; füze müdahalesi sonrası yaşanacak tepkiye bu kadar az askerle karşı konulamayacağı”gösteriliyor.

“Ankara bu işin neresinde duruyor?” derseniz…

Esad’a karşı olumsuz tutumu Batı ile bağını, olaylar karşısındaki sessizliği ise Rusya ile ilişkisini dinamik tutuyor…

Akışkan müttefikliğin temkinli ihtiyatlığı içinde izliyor…

Muharrem Sarıkaya’nın yazısı