Muharrem Sarıkaya: 16'sı asker, 5'i ÖSO mensubu olmak üzere 21 şehit nasıl verildi?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Son 24 saat içinde verilen şehit ve yaralı sayısı, El Bab’ın ne kadar zor bir alan olduğunu göstermeye yeter.

Ancak zorlukları bilinmesine karşın, 16’sı asker, 5’i ÖSO mensubu olmak üzere 21 şehit nasıl verildi?

Yine 33’ü Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu, 38’i ÖSO olmak üzere 71 kişi nasıl yaralandı?

Bir tedbirsizlik sonucu mu oldu, geri beslemelerde bir aksaklık mı yaşandı; yoksa lojistik destek yoksunluğu mu bu acı durumu yarattı?

Askeri kesime dün bu soruları yönelttiğimde yanıtlarını dinlerken, yakın geçmişte Kamışlı’da tanıklık ettiğim intihar saldırısını tekrar izler gibiydim.

Nusaybin’in en tepe noktasında Kamışlı’yı seyrederken, çevresi kalın demir saclarla kaplanmış, şoförün önünde bir çizgi halinde açılmış penceresi görünen araç ortaya çıkmış, sürekli üzerine ateş açılmasına karşın durmamış; kontrol noktasının önüne gelince de patlatılmıştı.

Benzer bir durum, El Bab’a sızan komandoların başına da gelmiş.

Kente hâkim olan Akil Dağı’nın tepesindeki Hikmet Hastanesi’nin olduğu bölgeyi ele geçirmek için içeri sızma yapan komandolar, yoğun kar yağışı nedeniyle görüş mesafesinin düşük olmasından yararlanan DEAŞ’ın ani bombalı araç saldırısıyla karşılaşmış.

Arkasındaki açık bölmeye canlı bomba yeleği giymiş DEAŞ militanlarının oturduğu 3 bomba yüklü araç, farklı yerlerden saldırıya geçmiş.

Birliğin arasına daldığında arkada oturan canlı bombalar kendilerini patlatmaya başlarken, araçlar da imha ettirilmiş.

Muharrem Sarıkaya’nın yazısı