Moody's 'ödemeler krizi' ihtimaline dikkat çekerek Türkiye'nin notunu indirdi

Kredi dereceledirme kuruluşu Moody’s yurt dışı finansman kaynaklı kırılganlıkların artması nedeniyle ödemeler dengesi krizi ile karşı karşıya kalma ihtimalinin yükselmesini gerekçe göstererek Türkiye’nin kredi notunu bir kademe indirdi.

Fotoğraf: Reuters

Moody’s kredi notunu B1’den B2’ye indirirken görünümü de ‘negatif’ olarak bıraktı.

Negatif görünüm gelecek 18 ay içinde üçte bir ihtimalle kredi notunun düşürülebileceğine işaret ediyor.

Kurumun değerlendirmesinde not indiriminin gerekçeleri, şöyle özetlendi: “Dış kırılganlıkların ödemeler dengesi krizi şeklinde sonuçlanma ihtimali artırmıştır. Türkiye’nin kredi profili üzerindeki riskler arttıkça ülkenin kurumlarının karşılarına çıkan sorunları gidermekte isteksiz oldukları veya etkin olamadıkları gözükmektedir. Uzun yıllardır kredi (notu) alanında Türkiye’nin kuvvet kaynaklarından olan mali koruma tamponları zayıflamaktadır.”

Moody’s görünümün ‘negatif’ olarak bırakılmasının nedenini ise gelecek yıllarda mali göstergelerdeki bozulmanın tahmin edilenden daha hızlı kaydedilmesi ihtimalinden kaynaklandığını belirtti.

Ayrıca kurum ve politika belirleyicilerin sorunlara verdiği tepki ve cevapların ‘yetersiz’ kalmasından kaynaklanan risklerin önümüzdeki yıllarda Türkiye’yi ‘tam ölçekli bir ödemeler dengesi krizi’ ile karşı karşıya bırakma ihtimalini artırdığını gerekçe gösterdi.

Kuruluş ayrıca Türkiye’nin Avrupa Birliği ve ABD ile ilişkileri ve Doğu Akdeniz’den kaynaklanan gerilimin potansiyel bir krizi hızlandırabileceğine dikkat çekti.

Kuruluş bu yıl liranın değerini korumak için Merkez Bankası’nın ‘başarısız girişimleri’ nedeniyle Türkiye’nin zaten birkaç yıldır gerilemekte olan döviz rezervlerinin 20 yıldan uzun bir sürenin en düşük seviyesine indiğine belirtti.

Değerlendirmede, şöyle dendi: “Türkiye brüt rezervlerini artırmak için… birçok girişimde bulundu. Ancak nereden bakılırsa bakılsın vadesi yaklaşan dış borç ödemeleriyle karşılaştırıldığında (döviz rezervi) tamponu sıradışı düzeyde düşük… Net ve brüt rezervler geriledikçe Türkiye’nin ağır bir ödemeler dengesi krizi ile karşı karşıya kalma ihtimali artıyor.”

Değerlendirmede ekonomi yetkililerinin ülkedeki yapısal sorunların farkında olduğunun düşünüldüğü belirtildi ancak, “Son yıllarda başlatılan politikaların makro ekonomik sorunların altında yatan ana sebepleri gidermekte yeterli olamaması ekonomideki bu kırılganlıkları ortadan kaldıracak bir irade veya kapasite eksikliğine işaret ediyor” dendi.

Raporda önceki yıllarda Türkiye’nin kredi notu açısından güçlü yönlerinden olan kamunun mali gücünün kur krizi ve salgın hastalıkla birlikte zayıfladığına dikkat çekildi.

Değerlendirmede Türkiye’nin borç yükü ve borçlanma maliyetinin artmasını beklediği belirtilerek, şunlar kaydedildi: “Baz senaryomuza göre ekonominin 2020 yılında yaşadığı şoktan sonra tekrar büyümeye dönmesi, yaklaşık yüzde 2 olan faiz dışı açık ve artan borç yükünün izlediği yukarı yönlü trendin etkilerini tam olarak ortadan kaldıramayacak.”