Türkiye’da 15 yaş ve üzerindekilerde en sık görülen sağlık sorunu, bel ağrısı. Her dört kişiden biri belinden dertli. Daha çok orta ve ileri yaş grubunda görülen bel ağrısı artık ergenlik dönemine kadar indi.
Uzmanlara göre artışın en önemli nedenlerinden biri, hareketsizlik. Son araştırmalar, bel ağrısının yeniden ortaya çıkmasını önlemede düzenli yürüyüşün etkili olduğunu ortaya koyuyor. Bu çok önemli bir veri. Çünkü bu sorunu yaşayanların yüzde 70’i, bir yıl içinde ağrı atağını tekrar yaşıyor.
Maliyeti yok ve erişilebilir
Saygın tıp dergilerinden The Lancet’te yayınlanan bir araştırma, düzenli yürüyüşün bel ağrısının yeniden ortaya çıkmasını önemli oranda azaltabileceğini gösterdi. Çalışmaya göre yürüyüş programı, günlük yaşamı kısıtlayan bel ağrısı atağı riskini düşürmekle kalmadı, sağlık hizmetine başvurmayı gerektiren ağrı ataklarını da düşürdü (neredeyse yarı yarıya). İşe devamsızlığı da azalttı.
Araştırmacılar, yürüyüşün maliyetsiz, erişilebilir ve neredeyse herkesin uygulayabileceği bir egzersiz olduğunu vurguluyor. Uzun mesafeler yürümek de şart değil. Kısa yürüyüşlerle başlanıp zamanla süre uzatılabilir. Yürüyüşün omurgayı destekleyen kasları çalıştırarak, hareketliliği artırarak, stresi azaltarak ve endorfin salınımında rol oynayarak iyileştirici ya da koruyucu etki yarattığı düşünülüyor.
Bir başka saygın tıp dergisi JAMA’da yayınlanan araştırmaysa günde 100 dakikadan fazla yürüyenlerde kronik bel ağrısı riskinin, günde 78 dakikadan az yürüyenlere göre yaklaşık dörtte bir oranında daha düşük olduğunu ortaya koydu.
Uzun süre oturmak omurga üzerindeki yükü artırıyor

Fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı Doç. Dr. Hülya Şirzai, uzun süre oturmanın omurgayı destekleyen kasların zayıflamasına ve omurga üzerindeki yükün artmasına neden olduğunu söyledi. Özellikle çocuklar ve gençlerde ekran başında geçirilen sürenin artması, bel ağrılarının daha erken yaşlara inmesine yol açıyor.

Romatem Sağlık Grubu uzmanlarından Şirzai’ye göre gençlerde görülmesinin önemli sebeplerinden biri, yaşam tarzı. Teknolojinin yaşamın her alanına hızla girmesi, daha az hareket edilmesine yol açtı.
Çocuk ve gençlerin önemli bir bölümünün saatlerce tablet, telefon ve bilgisayar başında oturduğunu belirten Şirzai şunları söyledi:
“Uzun süre oturma, bütün omurgayı destekleyen kasların zayıflamasına ve omurga üzerindeki mekanik yükün artmasına neden oluyor. Bu sedanter yaşam hem erişkinlerde hem de çocuklarda bel ağrısı için risk faktörü.
İkinci en önemli sebep ise fiziksel aktivite azlığı. Fiziksel kas kuvveti ve dayanıklılığın yetersiz olması, omurganın üzerine binen yükü artırıyor ve bel ağrılarına neden oluyor.”
Fazla yüklenme sendromu
Hareketsizlik kötü ancak aşırı egzersiz de bel sağlığına yaramıyor. Özellikle gençlerde son yıllarda ‘fazla yüklenme sendromu‘na sık rastladıklarını ifade eden Şirzai şöyle devam etti:
“Gençler kısa sürede kas hacmini artırmak ve yüksek performans elde etmek amacıyla bilinçsiz, kontrolsüz ve yoğun antrenman yapıyorlar. Bu da mikrotravmalarla omurgada sorunların ortaya çıkmasına sebep oluyor.
Bilhassa aşırı ağırlıkla çömelme (squat) egzersizleri, yetersiz teknikle yapılan ağırlık çalışmaları, ısınma ve esneme yapmadan ağırlık kaldırılması, kapasitenin üzerinde egzersiz yapılması omurgaya ciddi hasarlar veriyor.
‘Çok ağırlık kaldırmak değil, doğru hareket önemli’
Omurgamız hareket için tasarlanmış ama bunun bir biyomekaniği var. Biyomekanik kurallarına göre hareket etmemiz gerekiyor. Yetersiz kas kuvveti ve esneklikle, yanlış tekniklerle yapılan egzersizler özellikle disklerde, omurgadaki faset eklemlerde, bağlarda ve çevre dokularda hasara sebep oluyor.
O yüzden sporda ne kadar ağırlık kaldırabildiğimiz değil, hareketleri ne kadar doğru yapabildiğimiz önemli.
Tabii ki ‘spor/egzersiz yapın’ diyoruz ama kontrollü, düzenli ve aşırı olmayan spor etkili.”
Şirzai bel sağlığını bozan diğer faktörleri şöyle sıraladı:
* Yine TÜİK’in son verilerine göre, 15 yaş ve üzeri obez bireylerin oranı yüzde 21,8. Kadınların yüzde 24,8’inin obeziteli, yüzde 32,2’sinin obezite öncesi; erkeklerin ise yüzde 18,7’sinin obeziteli, yüzde 43,1’inin obezite öncesi olduğu görüldü. Sıklığı artan obezite de bel ağrılarının en önemli nedenleri arasında sıralanıyor. Vücut ağırlığındaki artış, omurlardaki disklere binen yükü artırıyor. Bu da bel ağrılarına yol açıyor.
*Sigara, uyku sorunları ve kaygı bozuklukları da etkili. Örneğin sigara içimi disklerdeki kanlanmayı bozuyor.
Öte yandan, bel ağrısı yaşayan herkes için tek çözümün yürüyüş olmayabilir. Ağrının 4-6 haftadan uzun sürmesi, gece uykudan uyandırması, bacaklarda uyuşma veya kuvvet kaybına yol açması gibi durumlarda mutlaka hekime başvurulması gerekiyor.