Günümüz Türkiyesi’nin en büyük fakihi Hayrettin Karaman Hocaefendi ne dedi de bu kadar celallendi ahali; önce onu anımsayalım.
Bir müselman kardeşimiz kızının bir Alevi gence gönül verdiğini ve onunla evlenmek istediğini belirttikten sonra dinen bunun caiz olup olmadığını sorar. Hayrettin Karaman Hocaefendi de “Kızınızın evleneceği genç bilerek Aleviliğini koruyorsa evlenmesi caiz değildir” diye yanıt vermiş.
Şimdi fetva isteyen mümin kardeşimiz, soruyu Hayrettin Karaman’a soruyorsa İslamı yorumlama konusunda onunla hemfikir demektir. Karaman Hoca’nın, geçmişteki fetvalarına ve yorumlarına bakarsak kendisine soru soran takipçisine verdiği yanıt, kendi düşün dünyasıyla uyumlu.
Bu düşünce dünyasıyla Ehl-i Sünnet cemaatinin önemli bir kısmı bile uyumlu değilken hepten aykırı olan Aleviyle evlenilmesinde nasıl onay versin?
Yolsuzluk yapılması, beytülmala el uzatılması, Alevi için sadece günah değil çok büyük bir suçtur.
(Alevi) verilen buyruğun önce yasal, sonra mantıklı ve vicdani olması gerektiği konusunda diretir. Eğer bu şartlara uymuyorsa uymak ne kelime tam tersine isyan eder. Alevi için mürşidin dediği değil yolun ne dediği önemlidir.
Tek eşliliğin geçerli olduğu Alevilikte muta nikâhı da cariyelik sistemi de zina olarak görülür. Evli iken ikinci bir eş edinen kişi, cemaat içinde baskı görür ve kendisiyle hür türlü insani, ticari ilişki kesilir.
Alevi kimsenin kendisi gibi inanmak zorunda olmadığını içselleştirmiş, farklı inançlara sahip kişilerle inanmayanlarla aynı mekânlarda olmasında bir sakınca görmez.
Ee şimdi Hayrettin Karaman Hocamız haksız mı?