Kendi varlığını halkın reflekslerinden ve itirazlarından korumak için, sokağı ele geçirmeye ve kontrolü artırmaya çalışan iktidar, bekçilik rütbesiyle görevlendirdiği birtakım vasıfsız güçlere emanet ettiği asayişin tanımını bir bakan aracılığıyla yaparken aslında kendi zaaflarını deşifre ediyor.
Bekçilik müessesinin sorunlu yapısı üzerinden süren tartışmalar da aslen devlet mekanizmasını ele geçirmiş ve onu asla yitirmek istemeyen sinsi bir politikanın krokisini veriyor.