Dün, 14 Ağustos AKP’nin 23’üncü kuruluş yıldönümüydü. Parti, bu 23 yıl içinde, cumhuriyetin hedeflerinin üzerinden silindirle geçip kendi hedeflerine muazzam bir başarıyla ulaştı.
Öncelikle laiklik ilkesini sildi süpürdü. Muhalefet dahil artık kimse bu ülkede din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması gerektiğini düşünemeyecek hale geldi.
Evrensel değerleri kıymetsizleştirdi. Hak istemeyi ve hukuktan bahsetmeyi suç olarak algılayan bir toplum yarattı.
Biat etmenin, liyakatsizliğin, gerçekleri inkarın, hukuku hiçe saymanın, tek adam olma cüretinin demokratik çabalara üstün gelmesini rasyonelleştirdi.
Tarikatların, cemaatlerin ülke politikasında söz sahibi olmasını meşrulaştırdı.
Askeri vesayeti kaldırma vaadiyle muhaliflerini bile büyüleyip onun yerine dini vesayeti getirmeyi becerdi.
Tüm bunların 23 yıl önce kurulmuş niyeti aşikâr bir siyasi parti açısından tartışmasız bir başarı olduğunu kim inkâr edebilir?
Ve tüm bunların 23 yıl önce bu ülkede doğmuş bir çocuk açısından ne anlama geldiğini insan nasıl görmezden gelebilir?
Bundan 23 yıl önce, AKP’nin kurulduğu o günlerde bu ülkede doğan çocuklar, bugün biliyorlar ki artık bu ülkede onlara yer yok.
Şu 23 yılda iktidar onlara öyle bir kültürel ve psikolojik evren inşa etti ki, gülmeyi, eğlenmeyi, sevişmeyi suç sanıyorlar.
İsyan ve başkaldırının adını anamayacak kadar sindirildiler. Sokaklardan men edildiler. Kendi içlerine hapsedildiler.
23 yıl önce bu ülkede doğan bir insana hadi anlatın;
İnsan haklarının ne olduğunu anlatın. Hayvan haklarının ne olduğunu. Kadın haklarını anlatın, çocuk haklarını, yaşlı haklarını, işçi haklarını anlatın.
Özgürlüğün ne anlama geldiğini anlatın. Sınırsız hayal kurmanın ve o hayalleri gerçekleştirebilmenin ne olduğunu.
Anlatamazsınız.
Bugün 23 yaşındaki bir çocuğa “Korkma!” diyemezsiniz.
İşte sırf bu yüzden bile, bu 23 yıllık korkunç öykü AKP’nin başarı, sizin de başarısızlık öykünüzdür.