‘Kapitalizm’in daha da yozlaştığını görüyorsanız eğer yine bu düşünce hegemonyasının kurucu unsuru okullardan başka bir yerden başlayamazdı bu ve ayrıca çok şükür insan evladı fizik kurallarına tabii olmayan bir şey olduğu için, bu hegemonyanın kurucu unsuru, bu hegemonyanın yıkıcı dinamiğini de içinde taşıdı hep. Nasıl ki Fidel’in bir Cizvit okulunda yetişmesi gibi, birçok devrimcinin, cüretini bilemekten başka bir işe yaramıyordu okulların, mesafeli sıraları, düzgün sıralı törenleri ve diploma kandırmacıları.
Fakat özel okullarla birlikte, görece ama arkadaşlıklarla birlikte gerçeğe dönüşen kısmi ve geçici bir eşitlik ortamı yaratan, amfiler ve destekli çay ve kahve fiyatlarıyla kantinlerin şenlikli isyan rüzgarları, sadece üniversiteleri ve okulları değil, bütün ülkeye bu neşeyi bulaştırarak rüzgarlara dönüştü, birçok zaman.
Bu nedenle, neoliberal yıkımın en önemli hasar veren yanlarından biri özel okullar oldu. Özel okullar sadece yoksul olanı, iyice dışlamakla kalmadı, aynı zamanda isyancı cephede bile başka bir ayırıma yol açtı. 1980 yılından önce, kamu üniversitelerinin sıralarında, amfilerinde ve en önemlisi de kantinlerinde eşitlenen, öğrenci kardeşlerin dayanışmacı ve neredeyse her sınıftan insanın birlikte yer aldığı saflar yerine artık sol hareketlerin bile, sınıf sınıf saflarını aldığı bir duruma gelmesine yol açtı. Var olan kast sistemini, besleyip semirtti özel okullar ve geri kalanını tarikatların eteklerine süpürdüler.
Özel okulların zararlarının hepsi çok kötü ama bana göre en beteri, üniversite koridorlarında, sınıflara aldırmadan birleştiren isyancı bir neşeden yoksun bıraktılar ya, boyunları sermayelerinin altında kalsın…