Mensur Akgün: Türkiye'nin işi kolay değil

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Suriye’yi, Libya’yı ve Kafkasları da unutmamak gerek. Geleceğin Ukrayna’sıyla kurulacak ve sürdürülebilecek ilişkilerin Moskova üstünden geçebilme olasılığının da akılda tutulması şart. Türkiye bu kriz karşısında Almanya, Fransa, İtalya nasıl davranıyorsa öyle davranmak, çıkarlarını korumak, güvenlik endişelerini arttıracak hamlelerden kaçınmak, ikincil yaptırımların kendisini etkilememesi için çaba harcamak zorunda. Ama aynı zamanda AB ve ABD ile olan ilişkilerini kırmadan, bozmadan, hatta onararak ilerlemek durumunda.

Ancak Türkiye’nin işi kolay değil. Avrupa Konseyi’nde Rusya’nın üyeliği hakkında çekimser oy kullanmasından daha kim bilir nelere kadar takındığı dengeleyici tutum karşısına sorun olarak çıkacak, olasıdır ki hem Rusya hem de Amerika ile olan ilişkilerinde sıkıntılarla karşılaşacak. 19’uncu maddesinin ikinci paragrafındaki istisna hükmüne ve savaş tanımına referansla geçiştirdiği Montrö baskısı krizin uzaması halinde artacak, belki de bazı imzacı ülkelerin çağrısıyla 1936 tarihli sözleşmenin hukuki ve fiili varlığını sona erdirebilecek bir süreç başlayacak.

Mensur Akgün’ün yazısı