Bir insan parasını yatırım fonuna yatırırken her sabah kalkıp fon yöneticisini takip edemez…
Bankaya mevduat yatıran kişi, bankanın kasasını kontrol edemez…
Hisse alan küçük yatırımcı, şirketin muhasebe kayıtlarının başında nöbet tutamaz…
Sistem, milyonlarca insanın birbirini şahsen tanımadığı halde birbirine güvenebilmesi üzerine kuruludur…
Ahlak işte burada ekonomik bir değere dönüşür…
Adamın önünde milyonlar vardır… Çalma imkanı da vardır… Yakalanmama ihtimali de vardır ama…
Çalmaz… Neden?.. Çünkü insanı suçtan alıkoyan sadece polis korkusu değildir…
Vicdan da bir kolluk kuvvetidir… Hatta en ucuzu odur…
Vicdanın çalışmadığı toplumlarda daha fazla polis, daha fazla savcı, daha fazla müfettiş, daha fazla kamera gerekir… Yani ahlaksızlığın ekonomik maliyeti vardır…
Elbette devlet, “İnsanlar namuslu olsun” deyip kenara çekilemez… Tam tersine… Denetleyecek, şeffaflığı sağlayacak, yatırımcının parasını zimmetine geçireni yakalayacak ve…
Suçun kazancını suçlunun elinden alacak…
Ama kabul edelim ki: En mükemmel kanun bile ahlaksız insanın hayal gücü kadar hızlı değildir…
Kanunu bugün çıkarırsınız, sahtekar yarın sabah onun etrafından dolaşacak yeni yolu bulur…