90’ların çatışmalı ortamında çevre il ve ilçelerden Diyarbakır’a gelenler, “tutunamamanın” verdiği umutsuzluğu da yanlarına katıp geldikleri yere göçüyorlar.
Dün kentten pek çok kişiyle son durumla ilgili telefon konuşmaları yaptım. Her kesimden Diyarbakırlının ortak talebi kentin bir an önce normale dönmesi. Herkesin dilinde yaklaşık bir yıl önce fiilen sonlanan Çözüm Süreci’nin atmosferine özlem var.
“Yaşarken değerini bilemedik” diyorlar.
“Peki, sorundan bizzat etkilenen Diyarbakırlının çözümü ne” diyorum, “Ne yapılmalı?” “Gücümüz yetse biz müdahale edeceğiz, artık bıktık” diyorlar.
Ne var ki bu kolay iş değil. Zira halkın sokakta desteğini alamayan PKK tehditleri yoğunlaştırmış durumda. Her gece kahveler basılıyor, evlere, işyerlerine “silahlı ziyaretler” yapılıyor.