“Mağdur edebiyatı yapıyor” tespitlerinin de yaşadığımız garipliği tam izah ettiğini düşünmüyorum.
Çok açık olarak gördüğüm tek şey tartıştığımızın bir siyasi problemden çok kişilik sorunu olduğu.
Belli ki, Başkanımızın depremin bile sarsamadığı bir egosu var. “Sıradan bir belediye başkanı değilim ben. Öyle 1. Ordu Komutanını çağırır gibi çağıramazsın beni afet toplantısına” diye düşünüyor.
Önemsendiğini hissetmek istiyor.
Başkan sürekli “16 milyonluk bu kentin çok işi var” diyor ama sanırım asıl işi olan biz 16 milyondan başkası değil.