TBMM Soruşturma Komisyonu, Egemen Bağış’ın 1.5 saat süreyle ifadesini aldı. Gazetelere yansıyan haberlere göre komisyonun AKP’li başkanı Hakkı Köylü, sorgulamayı bir yerde kesmiş ve “Bu konu böyle kalır, bence uzatmaya gerek yok, komisyonun hangisine itibar edeceği (yani Bağış’ın sözlerine mi, yoksa telefon kayıtlarına mı) kendi bileceği iş” demiş. Bir bakıma doğru söylüyor, uzatılacak bir iş değil!
Telefon konuşmalarında ve görüntülü takiplerde her şey ayan beyan ortada. Zarrab, adamı Abdullah Happani’ye “500 bin dolar” için açık talimat veriyor, paranın nasıl götürüleceğini söylüyor. Bağış, Başbakan çağırdığı için apar topar Ankara’ya gitmek zorunda kaldığını, “paketin” evinde çalışan bir kadın görevliye teslim edilmesini istiyor. Zarrab, adamına “daha önce de 500–500 gönderdiğini” hatırlatıyor.
Bir başka kayıtta “ayakkabı al, kutusuna doldur” talimatı veriyor ve paketi verip çıktıktan sonra “500 bin Euro koydun içine diye ödüm koptu” diyor. Bunlar ses kaydı olarak var, Zarrab’ın paketi teslim alıp, Bağış’a gittiğine ilişkin görüntüler var, var oğlu var! Telefon konuşmaları ve onların çözümleri arasında bir çelişki, ekleme–çıkarma vs. olmadığı bilirkişi raporuyla tespit edilmiş durumda. Gerçekten daha fazla “uzatmaya” gerek yok, daha nesini tartışacağız ki bunun?