Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, “bazı kız öğrencilerin hasretle beklediklerini” söylediği yönetmelik değişikliğinin yapıldığını ve artık ortaöğretimde de türbanın serbest bırakıldığını açıkladı. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı da, 5’inci sınıftan itibaren türbanla derslere girilebileceğini söyledi.
İlkokula başlama yaşının 66 ay olduğunu dikkate alırsak, 9 yaşındaki kızların “isterlerse” derslere başlarını örterek girebileceklerini söyleyebiliriz. O yaştaki bir çocuğun kendi özgür iradesiyle buna karar verip veremeyeceğini tartışmayacağım, böyle bir şey elbette olmayacak. Aile isterse çocuk başını örtecek, istemezse örtmeyecek.
Yetişkin kişilerin, inançlarına göre giyinmeleri, inançlarına göre yaşamaları, temel bir insan hakkı. Buna karşı çıkmak kimsenin aklından bile geçmemeli. Ama yetişkinlikten önce, aile ya da mahalle baskısıyla örtünmeye zorlanması da
inanç özgürlüğü ile açıklanamaz.
Bunun bir tek anlamı var: AKP’nin İslami bir toplum yaratma ajandasında yeni bir aşama! Hepsi bu. Bunun ardından neyin geleceğini tahmin edebiliriz: Kız–erkek ayrı eğitim!
Hatırlayalım, CHP’li Gürsel Tekin’in, açıkladığı bir ses kaydında Milli Eğitim Bakanlığı’ndan bazı yetkililer ile Bilal Erdoğan’ın konuşmaları yer alıyordu. Bilal Erdoğan, kızlı-erkekli olarak getirilen bütün projelerin geri çevrilmesini
istiyor ve “Kız–erkek aynı kampus içinde olmaz. Bu konuda Ankara’da irade var” diyordu. Ankara’daki “iradenin”, babası olduğunu tahmin etmek zor değil. Ortaöğretimde türban serbestliği kararının bundan bir önceki aşama olduğunu
tahmin etmek de!