Korkarım yeni bir oldubittiyle karşı karşıyayız. Bakalım iktidarın kutusundan ne çıkacak; dar bölge mi, daraltılmış bölge mi? Deniliyor ki; iktidar oy oranını yükseltmese bile milletvekili sayısını arttırmak için bu yola giriyor.. Rahmetli Özal taktiği.. O da partisinin milletvekili sayısını korumak için seçim çevreleriyle ha babam oynamıştı.. İktidar, temmuz ayına kadar bu işi bitirip 2015 seçimine yetiştirme derdinde.. Bu haliyle buram buram siyasi hamle kokuyor.. İhtiyaçtan değil, şu anki sistemi tamir etmeye yönelik değil..
Temel soru şu.. Seçim bölgeleri neye göre daraltılacak.. Veya hangi kıstasa göre ‘dar’laştırılacak.. Dar bölge tercih edilirse Türkiye 550’ye bölünecekmiş.. Daraltılmış bölge olursa bir hesaba göre 110‘a.. Bir başka hesaba göre 146’ya.. Metrekare hesabıyla mı, nüfus hesabıyla mı bölünecek? Bölünürken iktidar partisi kollanacak mı? Dar veya daraltılmış seçim çevreleri oluşturulurken siyasi tercihler dikkate alınacak mı? Hangi mahallenin kime oy verdiğine bakılacak mı?
Soru çok.. Alelacele yapılırsa seçim çevreleriyle oy hesabı yapılarak oynanırsa tartışma bitmez.. Seçim daha sandığa gidilmeden ‘hileli, hurdalı’ damgasını yer..
Peki doğrusu ne? Şu; tarafsız uzmanların titiz bir çalışma yaparak sayısı 550 mi olur, 600 mü olur bilemem.. ‘Dar’ bölgeleri hazırlamaları, partilerin de mutabık kalmalarıdır.. Şimdiden hazırlık yapılır; bir sonraki seçimde (2019’da) uygulanacağı ilan edilir. Seçime özel yapılan işlerden hayır gelmez..