İade konusunda mesafe almak o kadar önemli ki, “Vermezlerse paşa gönülleri bilir” diyerek küsmek gibi bir lüksümüz olamaz. Zira dışarıda da olsalar bu örgüt mensuplarının neler yapabileceğini artık çok iyi biliyoruz. Muhtemeldir ki ilk fırsatta Türkiye ile hesaplaşmak isteyeceklerdir. Daha da önemlisi, dış ülkelerde faaliyetlerini sürdürdükleri sürece Türkiye için tehlike olmaya devam edeceklerdir.
Dolayısıyla hiçbir alınganlığa kapılmadan ve de hiç vakit kaybetmeden uluslararası bir mücadele stratejisi hazırlayıp muhataplarımıza bıkmadan usanmadan bu tehlikeyi anlatmak zorundayız. Bunun için de öncelikle hukuki dayanaklarımızı sağlam tutarak elimizi güçlendirmeliyiz.
15 Temmuz ihanetini biz yaşadık, dolayısıyla bu öncelikle bizim sorunumuz. Ve ne yapıp edip dünyaya bu tehlikeyi anlatmakla mükellefiz. Biliyoruz ki Türkiye’yi dünyada güçlü kılacak olan demokratik standartlar, insan hakları ve hukukun üstünlüğü gibi evrensel değerlerdir. Eminim ki adaletin tecellisi konusunda eli güçlü bir Türkiye, dünyaya derdini eninde sonunda anlatmayı başaracaktır.