Mehmet Ocaktan: Müslüman toplumların çaresizlikten kurtulmak gibi bir niyetleri varsa ütopik 'şeriat devleti' hayallerinden vazgeçmek zorundadırlar

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Ne yazık ki Türkiye dahil pek çok İslam ülkesindeki özellikle İslamcı yazarlar, cemaat ve tarikat yapıları ütopik ‘şeriat devleti’ hayalinden bir türlü kurtulamadılar. Öyle ki İslam devleti gelince her şeyin güllük gülistanlık olacağına inanan bu kesimlerin 1970’li, 80’li ve 90’lı yıllarda dillerinden düşmeyen bir sloganı bile vardı: “Şeriat gelecek, vahşet bitecek.”

Böylesine palavra hayallere dayanan bir anlayış olabilir mi? Ama biliyoruz ki Türkiye ve diğer Müslüman ülkelerde dindar kitlelerin zihin dünyaları, yıllarca bu tür ucuz sloganlarla ipotek altına alınmış ve onlara adeta sürü muamelesi yapılmıştır.

Her ne kadar şimdilerde, bu tür sloganların sodası geçmiş olsa da belli cemaat ve tarikat yapılarında hala bir ‘şeriat devleti’ özleminin olduğu da bir gerçek…

Eğer günümüzün Müslüman toplumlarının, içine düştükleri çaresizlikten kurtulmak gibi bir niyetleri varsa, kısacası bilimde, teknolojide, kültürde, sanatta bir varlık göstermeyi gerçekten istiyorlarsa, öncelikle bu ütopik ‘şeriat devleti’ hayallerinden vaz geçmek zorundadırlar.

Mehmet Ocaktan’ın yazısı