Mehmet Ocaktan: Herkesin içine korku salarak barış ve kardeşlik iklimini oluşturamayız

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Maalesef hukukun siyasallaşması sadece hak kayıplarıyla sınırlı kalmıyor, aynı zamanda kutuplaşmayı arttırarak farklı kültürler ve düşüncelerin, farklı inanç ve görüşlerin barışmasının önünde barikatlar kuruyor. En önemlisi de toplumun ‘anayasal güvenliği’ kaybetme endişesini de derinleştiriyor.

Oysa biliyoruz ki AK Parti her vesileyle “Daha âdil bir dünya mümkün” sloganını dillendiren bir parti.

Ama kabul etmesi zor olsa da Türkiye bugün hem içeride hem de dış dünyada ‘hukuk devleti’ nosyonunu büyük ölçüde kaybetmiş bir ülke görüntüsü veriyor.

Dahası, iç hukukumuzun bir parçası haline getirdiğimiz Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)’nin verdiği kararların esamesi bile okunmuyor.

Hal böyleyken, hepimiz için hayati bir önem taşıyan ‘terörsüz Türkiye’yi inşa etmeye çalışıyoruz. Elbette bu süreç çok önemli ama bir taraftan Öcalan’la bile uzlaşı sağlayarak terörü bitirmeye çalışırken, bir taraftan da gazetecileri, belediye başkanlarını, siyasetçileri tutuklayıp hapse atmayı ne yazık ki hakkaniyetle bağdaştırmak mümkün değil.

Bilelim ki birilerine parmak sallayıp herkesin içine korku salarak, toplumu ayrıştırarak barış ve kardeşlik iklimini oluşturamayız.

Mehmet Ocaktan’ın yazısı