Kabul etmek gerekiyor ki, Rusya’nın 2015’ten itibaren Suriye’de doğrudan müdahil hale gelmesi bölgedeki siyasi dengeleri de kökünden değiştirdi. Müttefiklerinin iç ve dış tehditler karşısında Türkiye’yi yalnız bırakması da dikkate alındığında Ankara’nın diplomatik seçeneklerini çoğaltması bir zaruret haline gelmiştir.
Ayrıca reel şartlar da bunu gerektirmektedir. Yani Türkiye’nin şu anda İran ve Rusya ile ilişkilerini geliştirmesi reel politik anlamında doğru bir dış politikaya işaret etmektedir.
Ancak hemen belirtmek gerekiyor ki, Türkiye’nin Rusya ve İran ekseninde diplomasi seçeneklerini çoğaltması ne kadar doğruysa, Batı ittifakı ile olan ilişkilerini zenginleştirmesi de o kadar doğrudur ve de elzemdir.
Ayrıca Batı ile gemileri tümden yakacak kadar çaresiz bir durumda olduğumuzu da düşünmüyorum. Unutmayalım ki, böyle bir adım dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan da olmak gibi vahim bir sonuç doğurabilir.