Hepimiz biliyoruz ki ülkemizde akaryakıt ve doğalgaz fiyatları uzun bir süredir sübvanse ediliyor. Bütün olumsuz haberlere rağmen petrol ve doğalgaz fiyatları hâlâ dünya ortalamasının çok altında. Ama bunu sabit ve dar gelirli vatandaşa anlatmak kolay değil.
Dar gelirli vatandaşın enflasyon karşısında ezilmemesine gayret eden hükümetin, toplumu ikna edecek yeni bir dil geliştirmesi gerektiği de ortada.
Tek başına Cumhurbaşkanı’nın açıklama yapması yeterli mi? Bu konunun sorumlularının da sık sık kamuoyuna açıklama yapmasını bekliyoruz.
Türkiye’de siyasetin ana sorunu budur. Fiyat istikrarını sağlamak ve enflasyonu düşürmek, bütün iktidarların temel görevi. Şu anda Cumhurbaşkanı Erdoğan bu gerçeği bildiği için varıyla yoğuyla ekonomiye yükleniyor. Ama ne var ki bazı giderleri kısmak mümkün değil. Örneğin, terörle mücadele başlı başına büyük bir harcama kalemi. Bunun gibi Amerika’nın dışarıdan ve içeriden Türkiye’yi hedef alan komplolarına döviz kurları da ekleniyor.
Kısacası, işimiz kolay değil ama ümitliyiz. Bugün ekonomide atılan adımların meyvelerini 2022’de toplayacağız. Bu adımları atarken dar gelirli vatandaşın günlük sorunları unutulmamalı.
Elbette çok önemli adımlar atılıyor. Tek sorun, ekonomi üzerindeki olumsuz algıları doğru yönetebilmek. Bunun tüm yükü ise Cumhurbaşkanı’nın omuzlarında.
2023 seçimlerinin startının verildiği bugünlerde Erdoğan’ın omuzlarındaki yükü almanın, iktidar sıralarını işgal eden tüm yöneticilerin görevi olduğu unutulmamalı.