İkinci konu ise daha çok ABD’nin “günahını” hafifletmek isteyen Amerikancıların “Moskof düşmanlığı” üzerinden gündeme getirilir. ABD’nin PYD’ye desteğini “normalleştirmek” için, “PYD’nin Moskova’da temsilciliği var” derler ve bu gerçek üzerinden Rusya’nın da ABD gibi PYD’yi desteklediğini savunurlar. Hatta buradan hareketle Türk-Rus işbirliğini sabote etmeye kalkarlar.
Oysa ABD ile Rusya’nın PYD’ye bakışı, bu örgütle ilişkisi bir ve aynı değildir; hatta aralarında çok temel bir fark vardır. O fark şudur: ABD, PYD’yi Suriye’yi “bölmenin” bir aracı olarak kullanmak isterken, Rusya, PYD’yi Suriye’nin “birliği” içinde kalmaya zorlamaktadır.
Rusya, bu temel hedef gereği de PYD’yi toptan ABD’ye “kaptırmamak” için bu örgütle temasını sürdürmekte, Moskova’da temsilcilik vererek diplomasi aracını kullanımda tutmaya çalışmaktadır.